Yazdır Arkadaşına gönder
Yeni dönemde kadının gücü daha çok hissedilecek
Saadet Erciyas
Saadet Erciyasİzmir Ticaret Odası’ndaki kadın üyeleri 125 yıl sonra harekete geçirerek bir ilke imza atan Asuman Nardalı Tokuş, “İş yaşamında kadın erkek ayrımı yok. Kadın oldukları için değil, rakip görüldükleri için yolları kesiliyor” diyor.

İzmir’in ticari hayatında kadınlar giderek daha fazla öne çıkıyor. Odaların kadın girişimciler için gerçekleştirdiği projeler “girişimci kadınlar”a ilişkin farkındalığı, duyarlılığı arttırıyor. Öte yandan iş hayatına uzun yıllarını veren, şirketlerinde söz sahibi olan kadınların oluşturduğu İzmir Ticaret Odası İş Kadınları Konseyi etkinlik alanını genişleterek daha çok kadına istihdam yaratmak, yönetimde söz sahibi olmak için çalışmalarını sürdürüyor.

İş Kadınları Konseyi Kurucu Başkanı Asuman Nardalı Tokuş,

ilk toplantıdan bu yana aynı konunun altını çiziyor: “Biz girişimci değil, girişmiş kadınlarız. Bizim üyelerimiz kredi kartı kulanan değil, kredi kartını kendisi ödeyen kadınlar.”

Erkek tüccarların egemenliğindeki İzmir Ticaret Odası’nın 125. yılında, İzmir’de bir ilke imza atarak İş Kadınları Konseyi’ni yaşama geçiren Asuman Nardalı Tokuş, 2011’de kurulan konseyin üye sayısını bugün üçe katladıklarını belirtiyor. İlk toplantıyı 95 katılımcıyla açan İş Kadınları Konseyi Başkanı Tokuş, “Bugün üye sayımız 300’e ulaştı. Aidatını düzenli ödediği halde odanın kapısından içeriye girmemiş, sormamış, ilgilenmemiş kadın üyelerimiz vardı. Şimdi durum değişti. Yeni dönemde kadının gücü odamızda daha çok hissedilecek” diyor.

İtalya’ya yapacağı bir iş seyahati öncesinde, yoğun bir çalışmanın ardından soluklandığı bir sırada ziyaret ettiğimiz Asuman Hanım, her zamanki gibi güler yüzle karşılıyor bizi. Yoğun, stresli, koşuşturması bol bir yaşantısı var, ancak bu zorluklardan, mücadeleden şikayetçi değil. Kozmetik sektöründe 25 yıl önce başladığı ve her geçen gün başarı grafiği yükselen çalışma hayatıyla, İzmir’deki rol model kadınlardan birisi olmaktan mutlu.

Girişmiş kadın sözüne niye böyle sık sık vurgu yaptığını sorduğumda şöyle yanıtlıyor:

“Girişimci kadın, henüz işin başındaki kadın. Yeterince para kazanamayan, olanakları kısıtlı, yeterli çevresi olmayan, destek bekleyen ve henüz karar aşamasında olan kadınlar. Biz ülke olarak, devlet olarak olarak henüz işe girişememiş, işin başında, mağdur kadınlarla ilgilenmeyi tercih ediyoruz. Bizim konseyimizdeki kadınlarsa işe girişmiş, kararını vermiş, yönünü çizmiş kadınlar. Elbette girişimci kadınlarımıza da kapımız, desteğimiz açık. Ancak bizim iş konseyimizdeki kadınlar girişmiş değil. Bunu anlatmak istiyorum ‘girişmiş kadınlarız’ sözüyle. Adı üstünde bir konseyiz biz, bu işin parlamentosuyuz. Biz tüccar kadınlar dünyasının parlamentosunu oluşturduk. Böyle bir konsey ancak işi iyi bilenlerle, karar vericilerle kurulur. Ben ayırt etmek adına ‘girişmiş’ kadınlar deyimini kullanıyorum. İşi yapan, işinde otorite olmuş, tanınan, sektörünü iyi bilen, iş kadınları konseyimizdeki arkadaşlarımız.”

Girişmiş kadınlara destek verilsin, kadın kontenjanı gelsin
Asuman Nardalı, Türkiye’deki kadın politikasının “mazlum kadın” üzerine kurulmasından rahatsız. Girişimci dediğimiz işin başındaki kadınlara verilen destekleri olumlu karşılamakla birlikte “Yetmez” diyor. Asıl desteğin “girişmiş kadınlara” verilmesi gerektiğini dile getirip bir öneride bulunuyor:

“KOSGEB’in kadınları desteklemesi, mikro krediler elbette güzel. Ancak mikro krediden 500 lira destek alan bir kadının iş kadını olması çok zor. Bu iş para vererek olacak iş değil. Onlarca varlıklı tanıdığım var, iş adamı iş kadını olmak için para yetmez. Ayrıca her kadının iş kadını olması gerekmiyor. İş kadını olmuş, işini kurmuş, pazarını yaratmış kadınlara destek verin, kadın çalışan kontenjan şartı getirin, onlara destek olun. Bakın sonuç nasıl değişecek, nasıl istihdam yaratılacak görün. Türkiye’de istihdam yaratmış bir çok iş kadını var. Onları da destekleyin.”

Hayal etmedim, düşündüm ve yaptım

Asuman Nardalı Tokuş, 1985 yılında başlamış iş hayatına. İşe başladığında bir çok İzmirli kadının gelinlik makyajını yapan, yüz bakımı, estetik ve natural makyaj konusunda akla ilk gelen isim Madam Janin’i anıyor saygıyla… Bir kozmetik firmasında adım attığı bu keyifli sektörde hem bakım hem de satış konusunda başarılı olduğunu görmüş. Kendini geliştirmek adına sürekli yurt dışı eğitimlere katılmış. İngiltere, Fransa, İtalya’da aldığı eğitimlerin ardından, “Biz niye böyle eğitimler vermiyoruz?” düşüncesiyle işe “girişmiş”…

Alsancak’ta açtığı ve ünlülerin buluşma noktası haline gelen işyerinde çevresini genişleten Tokuş bir yandan da Talim Terbiye Kurulu’na eğitim verebileceği bir okul açmak için başvurmuş. Yurt dışında gördüğü eğitimlerden yararlanarak kendi eğitim planını hazırlamış. “Tam 2,5 yıl aldı bu planları hazırlamak. Dokuzuncu çalışmayı kabul ettiler” diyor. Ardından Türkiye’nin her yerine öğrenci yetiştiren Bio Derm Yüz, Vücut, Estetik Kursu’nu kurmuş. Bugün mezun sayısı 3 bini bulan okulunu oğlunu dünyaya getirdiği 1989 yılında kurmuş.

“O yıl iki güzel doğum yaptım” diyor anılarını mutlulukla paylaşırken.

Okulunda eğitim görmek için gelen öğrencilerin kalması için bir kız yurduyla anlaşan Asuman Hanım, ardından öğrencilerin eğitiminde ve sonra kendi iş yerlerinde kullanacakları cihazları ithal etmeye başlamış. 1991 yılında kurduğu ithalat şirketi Venüs Kozmetik’le işini daha da geliştirmiş. Şahıs şirketinden limited şirketine dönmüş. “Girişmiş” bir kadın olarak İzmir Ticaret Odası’na üyeliği başlamış. Önce kozmetik komitesinde, ardından mecliste ve sonrasında yönetimde görev almış.

25 yıl, içine zorluklar, hayal kırıklıkları, umutlar, mutluluklar, başarılar, başarısızlıklar, hüzünler ve sevinçler sığdırılan uzun bir zaman dilimi. Hele ki sürdürülebilir bir iş kurmak daha da zor. Asuman Hanım, “Bu süreçte hiç hayal etmedim, buna zamanım olmadı. Düşündüm ve yaşama geçirdim” diyor.

Tüccarlar Kulübü’ne kadın duyarlılığı

125 yıllık Ticaret Odası’nda sadece İzmirli değil Türkiye’deki diğer ticaret odalarına da örnek bir girişim aslına bakarsanız İzmir İş Kadınları Konseyi.

Adana, İstanbul ve Bursa da İzmir’den sonra harekete geçmiş. 95 kişiyle başlayan ve bugün şimdilik 300 üyeyle süren bu konseyin en önemli hedefi yönetimde daha çok kadının yer almasını sağlamak. Bunun için özverinin şart olduğunu dile getiriyor konseyin kurucu başkanı Tokuş.

“Kadınların mecliste, yönetimde yer alamamalarının en büyük nedeni dile getirildiği gibi kadın olmaları değil, yeterince özverili olmamaları, mücadele etmemeleri” diyor. Asuman Nardalı Tokuş, sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Erkek üyeler erkek oldukları için değil, daha çok çalıştıkları ve bu konuda mücadele ettikleri için oradalar. Bizim de aynı çalışmayı göstermemiz durumda orada olmamak için nedenimiz yok. Konseyi kurduğumuzda gördük ki odaya üye ama adımını atmamış iş kadınları var. ‘Siz de gelin’ diye çağrıda bulunduk. Ticaret Odası’nda üye 300 kadını harekete geçirdik. Mecliste kadın sağduyusu hala eksik. Ancak şunu özellikle dile getirmek istiyorum; meclisteki tüm erkek üyelerimiz son derece zarif bir şekilde bizi desteklediler. Hassasiyetlerinden ve desteklerinden dolayı teşekkür ediyorum.”

İş Kadınları Konseyi’nin kuruluşundan bu yana düzenlediği en önemli etkinliklerden biri İş Kadınları Platformu. Asuman Hanım, oda üyesi kadınların iş olanaklarını geliştirmek, birbirleriyle olan diyaloglarını arttırmak amacıyla düzenlenen platformun amacına ulaştığını söylüyor. “Kadınlar birbirleriyle iş yapıyor,

fuarlardan, etkinliklerden birbirini düzenli olarak haberdar ediyor. Bu platformda yemekler, ziyaretler hep işe döndü, bu kadınlar için büyük bir başarı” diyor. Platformun ilk yılında Cumhurbaşkanı’yla görüştüklerini, ikinci yıl Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’ı konuk ettiklerini söylüyor. Mart ayında düzenlenen platformun üçüncüsünde ise Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcıyı ağırladıklarını belirtiyor.

Bu platformlarda Asuman Nardalı Tokuş’un sık sık dile getirdiği bir talep var: “Yurt dışı gezilerinde iş kadınlarına da yer verin”. Asuman Hanım, bakanların bu talebe çok olumlu baktıklarını ne yazık ki geri döndüklerinde konuyu unuttularını sitemle dile getiriyor. “Yine de yılmak yok. Biz talebimizi sürdüreceğiz. Platforma geldiklerinde gördükleri manzaradan, başarılarımızdan heyecan duyuyorlar sonra gidince unutuyorlar. Ama işin peşini bırakmayacağız” diye ekliyor.
İş dünyasında İzmir’de başarılı bir çok iş kadının olduğunu dile getiren Asuman Nardalı Tokuş, İzmir’in çok özel bir kent olduğuna vurgu yapıyor. Önümüzdeki yıl İş Kadınları Konseyi’nin, Uluslararası İş Kadınları Platformu’nu İzmir’de yapmak için yoğun bir çalışma içinde olduklarını belirtiyor. Araya giren İzmir Ticaret Odası seçimlerinin ardından ise Türkiye’deki tüm ticaret odalarını ziyarete gideceklerini söylüyor. Anlıyoruz ki, İş Kadınları Konseyi

İzmir Ticaret Odası seçimlerinde “Her meslek komitesine bir kadın ilave ettiren” kararlılığıyla diğer odaları da harekete geçirme konusunda öncülük etmeyi sürdürecek.

Asuman Nardalı Tokuş, bir koltukta bir kaç karpuzu taşıyan kadınlardan. İzmir Ticaret Odası İş Kadınları Konseyi Kurucu Başkanı, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi, Ekonomi Üniversitesi Mütevelli Heyet üyesi, EXPO delegesi, TOBB q’un da üyesi. Tokuş’un yeni bir görevi daha var. Yakın bir zaman önce Gambiya Fahri Konsolosluğu’nu da üstlenen Asuman Hanım, toplumda kadınlar için sıkça söylenen “Kadınların önü kesiliyor” sözüne şiddetle karşı çıkıyor. “Yok böyle bir şey. Kadın oldukları için değil, rakip oldukları için önü kesiliyor bence. Kadınlarımız kurumlarda kökleştiğinde, mücadele ettiklerinde yolların açılmaması diye birşey yok. İş hayatında kadın erkek diye bir kavram yok. Kadın ayrıcalığını reddediyorum. Kadın kolları, kadın kontenjanları konuşulmadığı gün kadınlar varolmuş demektir.”

Tarih: 25/4/2013
7524 kez okundu
   Yazdır Arkadaşına gönder
YAZARIN DİĞER YAZILARI
YAZARIN KENT SÖYLEŞİLERİ
İzmir Kent Haritası İzmir Nöbetçi Eczaneleri