Yazdır Arkadaşına gönder
Ya tusunami olsaydı
Saadet Erciyas
Saadet Erciyasİstanbul'daki sel felaketini izliyoruz televizyondan. Trafiğin bir gün önce adım adım gittiği yollarda, sular deli bir hızla yol alıyor. Ne trafik ışığı takıyor su, ne polis, ne asker...

Su sel olmuş akıyor ve gerçekten de yolunu buluyor.

Dere yatağına yapılan çevre yolları, evler, fabrikalar umrunda değil. Önüne katmış tırları, arabaları, televizyonları, eşyaları, gittiği yere kadar sürüklüyor.

Arabalar ters ters gidiyor... Suların çekilmesinden sonra ortaya çıkacak bilançonun ne kadar ağır olacağını tahmin etmek zor değil.

Ben bu satırları yazarken ölü sayısının 20 olduğunu açıklıyordu İstanbul Valiliği NTV'de. Sayı daha sonra 30'a çıktı.

İzmir 1995"te yaşamıştı böylesi bir felaketi. Yamanlar, Örnekköy ve Çiğli'de dere yatağına ve yakınlarına konutlarını yapan vatandaşlardan 65'i yaşamını yitirmişti o yıl.

Gün boyu yayın yapan televizyon kanallarında çıkan meteorologlar, uzmanlar bu tür vakaların meteorolojik açıdan normal bir olay olduğunu söylüyor. "Hava olayları kaotik olaylardır, tahminler sizi yanıltabilir, önlem alınacak, başka çare yok" diyorlar.

Son günlerde depremi dört gün öncesinde haber verdiği söylenen sistemin gerçekten etkili olup olmadığını tartışıyor bilim adamları televizyonlarda. Dolayısıyla İstanbul'da olması beklenen deprem de konuşuluyor. Konuşmalar sırasında Marmara Adası'nda gerçekleşme olasılığı yüksek olan tsunamiden söz ediliyor. Bilim adamları "Suların çeklidiğini görünce kıyılardan yükseklere kaçın, en fazla yarım saatiniz var* diye uyarıyorlar.

Şu yağış sonrası görüntüleri izlerken, bilim adamlarının sözleri kulaklarımızda yankılanıyor. "Ya tsunami olsaydı" diye düşünmeden edemiyor insan.

Beklenen deprem sırasında ve sonrasında yaşanabilecek felaketlere karşı sürekli uyarılar yapılan, önlemlerin alındığı bir kentte, Tanrı korusun ya tsunami olursa neler yaşanır, düşünmek bile istemiyorum.

Peki İzmir böylesi afetlere hazır mı? sorusunun yanıtını gönül rahatlığıyla "elbette hazırız" diye verebilir mi bizim kentin yöneticileri?

Bu soruya yetkililerin vereceği yanıtı tahmin etmek zor değil. Belki de en iyisi balkonumuzdaki sarı çizme ve baretlerin yanına bir tane de şişme bot alıp koymak...

...

Sevgili Olcay'ı kaybettik

Bugün bir başka üzücü haberi de Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi'nden aldık. Üniversitenin genç öğretim görevlilerinden, kendisini hep tatlı gülüşüyle anımsayacağım güzel insan Yardımcı Doç. Dr. Olcay Canbulat bugün uzun süredir yaptığı mücadeleye yenik düştü. Tanrı yakınlarına sabırlar versin. Nur içinde yatsın.

Tarih: 9/9/2009
8179 kez okundu
   Yazdır Arkadaşına gönder
YAZARIN DİĞER YAZILARI
YAZARIN KENT SÖYLEŞİLERİ
İzmir Kent Haritası İzmir Nöbetçi Eczaneleri