Yazdır Arkadaşına gönder
Sığacık ranta yenik düşmesin
Saadet Erciyas
Saadet Erciyasİzmir Büyükşehir Belediyesi ile Seferihisar Belediyesi’nin “yerelde kalkınma” hedefiyle ortaklaşa gerçekleştirdiği, “Sığacık Kaleiçi Sokaklarının Sağlıklaştırma Projesi” tamamlandı. Kaleiçi’ndeki sokaklarla Çarşı bölgesindeki 220 yapının cepheleri onarıldı, eksikleri tamamlandı. Kapı, pencereler ve kepenkler değiştirildi. Çatılar onarıldı. Saksılar yenilendi, renk renk sardunyalar pencerelere yerleştirildi. Yollara granit küp taşlar döşendi. Mayıs 2013’de başlayan çalışmalar tamamlandı, iki hafta önce sokaklar görücüye çıktı.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, Kaleiçi’nde hem turizmi geliştirdiklerini, hem tarihi koruduklarını hem de insanların lokmasını büyüttüklerini söyledi. Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer ise Sığacık’ta tarihin canlandığını, sık sık vurguladığı gibi, Kaleiçi’nin “yaşayan bir tatil köyüne” dönüşeceği hedefini yineledi. 2015 yazında 40 evin bir odasını turizmle buluşturup pansiyonculuk yapılacağını ama öncesinde vatandaşların pansiyonculuk ve turizm konusunda eğitileceğini duyurdu. Soyer, “Ev sahipleri evlerini turizme açacak” diye konuştu.

Satılık evler, el değiştiren mekanlar

Haftanın son günü fotoğraf makinelerimizi alıp eşimle birlikte Sığacık’a gittik. Havada kışı müjdeleyen esinti, yaz aylarının Kemeraltı’nda dolaşıyormuşsunuz izlenimi veren kalabalığından uzak, rüzgar eşliğinde dolaştık Kaleiçi’ndeki sokakları. Cittaslow’un başkenti Seferihisar’ın gözbebeği Sığacık ve Kaleiçi, tam anlamıyla “sakin şehir” tadındaydı.

Seferihisar da, Sığacık da benim için çok özel anlamı olan yerler. Çocukluğumdan beri ailemle sıkça gittiğim beldeyi, iki yıl önce Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer’in önerisiyle hazırladığım Kırmızı Kedi Yayınları'ndan çıkan “Seferihisar’ın Çınarları” kitabı sırasında çok daha yakından tanıma olanağı buldum. İlçede, yaşı 70 ve üzeri yaklaşık 40 yaşlısıyla yaptığım ropörtajlar sonunda hazırlanan kitap İzmir Büyükşehir Belediyesi'nce düzenlenen Tarihe Saygı Yerel Koruma Ödülleri içinde “Tarihi Çevre ve Kültür Varlıklarını Koruma Dalında Katkı Ödülü”ne değer bulundu.

İlçede “turizm hareketinin” başlangıç noktası olacak Kaleiçi, gerçekten de sihirli bir el dokunmuş gibi parlamış, aydınlanmış. Renk renk açmış sardunyalara begonviller de çoşkuyla eşlik etmiş. Kalenin ana caddedeki kapısından içeri girdiğimizde yeni açılmış bir pansiyon, az ilerisinde de üzerinde “satılık” yazan bir ev dikkatimi çekti. Yol aldıkça “satılık” pankartı asılmış başka evler de gördüm. Aklıma ilk gelen, “yenilenen bir yerde insanlar evini niye satar?” düşüncesi oldu öncelikle.

İlerleyip kitap için ropörtaj yaptığım yaşlılardan birisi olan Hasan Kozan’ın evine geldim. Seferihisar’da kapılarda eskilerden kalma adet gereği hep bir ip asılı durur. Ev sahibi, kapıyı kilitlemez. Gelen komşu ipi çeker, içeri avluya girer. Evde kimse yoksa da kapıya bir işaret bırakır gider. Fark ettim ki yenilenen kapılarla birlikte ipler de kalkmış. Hasan Amca'yı evinde bulamayınca sokaklarda yürümeyi sürdürdüm.

Yol aldıkça tek tük mahalle sakinleriyle karşılaştım, kimisiyle sohbet etme olanağı buldum. Karşılaştığım herkese sokaklardaki yenilemeyi, evlerini pansiyonculuğa açıp açmayacaklarını ve özellikle kadınlara “yerel pazar”ın nasıl gittiğini sordum. Gün boyu dolaştığımız Sığacık’ta gördüm ki; kısa sürede çok ciddi bir rantsal hareketlilik başlamış.

Yapılan yenileme çalışmaları ev fiyatlarını adeta uçurmuş. Birkaç yıl öncesine kadar evlerini 100 bin liraya satmakta zorlanan Sığacıklılar, özellikle de Kaleiçi’ndekiler evlerine 700 - 800 bin lira değer biçmeye başlamış. Kaleiçi’ndeki bir evin satışıyla kale dışından ya da Seferihisar’dan birkaç ev sahibi olabilecek duruma gelmiş yerliler. İmar durumundaki değişiklikler Kaleiçi'nde inşaat sayısını da arttırmış. Dolayısıyla satılan evler, yeni mahalle sakinleri, yabancı komşuları da beraberinde getirmiş. Kapılardan ipler yavaş yavaş sökülmeye, kilitler takılmaya başlamış.

Değişim iyi ama…

Doğma büyüme Sığacıklı Ayşe Serpil İçöz, 70 yıldır yaşadığı Kaleiçi’nde yaşanan bu hareketliliğin yarattığı değişim konusunda şaşkın. Evlerinin yenilenmesinin kendilerini mutlu ettiğini ama kendileri evde yaşarken bir yabancıyı ağırlamak istemeyeceklerini söylüyor. Pazar günleri açılan yerel pazarda kendi yaptığı börek ve baklava sattığını anlatan İçöz, pazardaki değişimden de söz ediyor. “İki yıl önce pazardan kazancımız çok daha iyiydi, ancak şimdi çok yabancı gelmeye başladı. Daha önce sadece bizim Sığacıklılar evlerinin önünde satış yapıyordu, şimdi başka yerlerden gelenler çoğaldı, işlerimiz azaldı” diyor.

Korkarım burası da Alaçatı gibi olacak

Pazar günü satacağı yaprak sarması malzemelerini almak için Cuma pazarına alışverişe giderken söyleştiğimiz Mahinur Canıtez de 40 yıllık Sığacıklı. Yaşama geçen projeden o da hoşnut. Beldeye gelen turistin artacağını, ilginin çoğalacağını söylüyor. Evini turizme açma konusuna gelince yanıtı olumsuz Canıtez’in. “Eskilerin bunu kabul edeceğini sanmıyorum. Herkesin kendi evi burada. Ancak evini pansiyoncuya kiralayıp kendisi dışarıya giderse olabilir. Yoksa bizim burası kaldırmaz yattığı odanın yanında kalan yabancıyı” diyor.

Evlerin fiyatlarındaki astronomik artışı dile getiriyor Mahinur Cenıtez de. Evlerin el değiştirdiğini, Kaleiçi’nin yakında Alaçatı gibi olmasından korktuklarını söylüyor. Bazı komşularının, “Evimi satıp apartman alırım” dediğini anlatıyor. Ayrılırken yerel pazara ilişkin görüşlerini de paylaşıyor bizimle, “Yerel pazarda satış yapmak çok iyi elbette, eve bir kazanç oluyor ancak şu bir gerçek ki para kazanıyoruz ama dostluklar bitiyor. Pazardaki satışlar anne kızın arasını bile bozabiliyor bazen. ‘Senin malın satıldı benim ki satıldı’ diye. Yine komşular arasında tatlı bir rekabet başladı. Herkes birbirinin ne sattığını kontrol ediyor” diyor.

Taşınan posta, satılan tüp miktarı artmış

Yolda karşımıza bir posta dağıtıcısı çıkıyor. 14 yıldan bu yana ilçede dağıtım yapan postacı, ilçede çekilen dizilerin, yapılan tanıtımların nüfus hareketliliği yarattığını dile getiriyor. “Sığacık, Seferihisar köy görünümünden, turizm beldesine döndü” diyor. Kaleiçi’ndeki el değiştirmeleri artan ileti sayısındaki artışı en çok fark edenlerden biri de o. Yeni yüzlerle ilk karşılaşanlardan birisi mahallenin postacısı.

Kaleiçi’ndeki Şadırvan içinde çarşının en eski esnaflarından birisi Murat Baykan’ın bakkal dükkanına da uğruyoruz. Üç kuşaktır bakkallık yapan Baykan’ın dükkanında “yok” yok. Oğlu Adil Baykam’la birlikte söyleşiyoruz çay içerken. Adil Baykam, aynı zamanda tüp ve su satışı yapıyor. Son bir yılda satışlarının en az yüzde 10 arttığını söylüyor. Ev pansiyonculuğu için görüşünü soruyorum ona da. Şu görüşleri paylaşıyor:

“Kaleiçi’nde en az üç dört ev var yakınlarımızın. Hiç biri şu anda pansiyonculuğu düşünmüyor, çünkü yapamazlar, burada aynı evde yabancı zor. Ama zaman ne gösterir bilemeyiz. Ancak bu hareketlilik evlerin değerini çok arttırdı. İnsanların çoluk çocuğu var, evlerini satmak daha cazip geliyor. Almak isteyen de çok. Girlen’de Kale’nin dışında bire üç ev alabiliyor insanlar. Tabii bu arada yeni çok kişi taşındı. Eskiden mahallemizde oturanları tanıyorduk, şimdi on kişiden en az beşi yabancı. Bir de inşaat çoğaldı. Hareketlilik kira fiyatlarına da yansıdı elbette. Yazın sezon çok yoğun geçiyordu şimdi daha da artacaktır. Pansiyon sayısında bir artış görünüyor değişimle. Çevrede otel konusunda yeni yatırımlar var. Ancak oteller tam pansiyon olduğu için çoğu kez turist buraya gelmiyor. Daha çok yerli turist tercih ediyor. Yabancı gelse de birşey yiyip içmiyor çoğu kez.”

Restorasyon rantı yükseltti

Kaleiçi’nde üç yıldır butiği bulunan Elvan Sayıl, yaşanan gelişmelerin bizzat tanığı. “Yapılan restorasyon rantı yükseltti. İnsanlar pansiyon işletmek yerine evlerini satmayı tercih etmeye başladı. Kimseyi yargılayamayız ama amaç burada farklıydı. Mekanlar el değiştirmesin, insanlar kendi evlerinde de para kazanıp atadan oğula geleneklerini yaşatarak ayakta kalsın isteniyordu. Umarım bu başarılır, insanlara proje daha iyi anlatılır” diyor. Butiğinin karşısındaki evin 900 milyar liraya satılığa çıkartılmasını şaşkınlıkla izlediğini anlatan Sayıl, yerel halkın bu değişime ayak uydurma konusunda zamana ihtiyacı olduğunu belirtiyor.

Mahallenin muhtarı: Mandalinlikler bile satılmaya başladı

Şadırvaniçi’nde berberlik yapan Sığacık Mahallesi Muhtarı Yaşar Keleş’in dükkanına da uğruyoruz. Müşterisinin tıraşını bitince muhtarlık ofisine geçiyoruz. Ev satışlarındaki hareketliliği, Kaleiçi’nin değişen yenilenen halkını konuşuyoruz. Sığacık Kaleiçi’nde yaklaşık 350 hane ve ortalama bin vatandaşın yaşadığını anlatıyor Keleş. Tüm Sığacık’ın nüfusunun 2 bin 500 dolayında olduğunu belirtirken, “Son dönemde Kaleiçi’nde 350 ev varsa en az 100 ev el değiştirdi” diyor.

Yaz aylarında nüfusu özellikle pazar günü 10 binlere çıkan Sığacık’ta turizm hareketliliğini arttıracak ev pansiyonculuğuna ilişkin, “Birilerinin örnek olması lazım” diyor Muhtar Yaşar Keleş. “Yerli halk 'yabancıyı almam eve' diyor şimdilik. Ama birileri örnek olur, bu işten para kazanacaklarını görürlerse belki fikir değiştirirler. Sanırım daha çok ayrı eve çıkıp kendi evini pansiyona vermeyi tercih eder buranın insanı” diyen Keleş, rant nedeniyle mandalin bahçelerinin bile imara açılmaya başladığına dikkat çekiyor.

Halkın yaşam kalitesini yükseltmek, kültürel mirası korumak amacıyla başlatılan Sığacık Kaleiçi Sağlıklaştırma Projesi yaşama geçti. Projenin etkileri ise çok kısa sürede yaşanmaya başladı. Kaleiçi’nde evlerin el değiştirmesi nasıl engellenebilir, kültürel miras ranta yenik düşer mi, halk evlerini satmak yerine sürdürülebilir bir projenin parçası olmaya ikna olur mu? Elbette zaman gösterecek.

Tarih: 2/11/2014
9909 kez okundu
   Yazdır Arkadaşına gönder
YAZARIN DİĞER YAZILARI
YAZARIN KENT SÖYLEŞİLERİ
İzmir Kent Haritası İzmir Nöbetçi Eczaneleri