Yazdır Arkadaşına gönder
İşleyen fuarcılıkta 30 yılı geride bıraktı
Saadet Erciyas
Saadet ErciyasKent-Yaşam söyleşilerini "Ne zaman bitti bu fuar, yine birşey anlamadık" dediğimiz günün hemen ertesinde, İzmir Fuarcılık A.Ş. Genel Müdürü Sayın Doğan İşleyen'le sürdürdük. İzmir'in tanıtımında, ekonomik, sosyo-kültürel yaşamında çok ciddi roller üstlenen İZFAŞ'ın deneyimli yöneticisiyle söyleşirken, önemli bir düzenlemeyi başarıyla atlatmanın rahatlığını gözlemledik.

İzmir'e, yaşama ama en çok da fuara dair oldu söyleşi. Yaşamının 30 yılını bu kentte düzenlenen fuarlarla geçirmiş olan İşleyen, yeni fuar alanındaki beklentilerden siyasete, fuara ilişkin hayallerinden anılarına kadar pek çok konuyu paylaştı.


- İzmir Fuarı'nı geride bıraktık çok kısa bir süre önce. Bu fuar belki de "panayır" olarak tanımlanan son fuar oldu. Çünkü önümüzdeki yıl fuar alanının Gaziemir'e taşınması olasılığı var. 77 yıldır düzenlenen bu fuarı 30 yıldır sektörün içinde olan bir yönetici olarak değerlendirir misiniz?

- Yıl boyu düzenlediğimiz fuarlar ihtisas fuarları. İzmir Fuarı'nın ise daha farklı bir yapısı var. Pnayır söylemi, 1950'lerden beri var. İzmir Fuarı'nda 19 farklı çeşit ürün gurubu sergilendi. Ekonomik anlamda iş dünyası geliyor. Halk yoğun ilgi gösteriyor geliyor. Karmaşık bir yapısı var. Bu yıllardan beri böyle yapılmış. Ben bunu değiştiremem, mümkün değil. Ne yapabiliriz, bu durumu nasıl değiştirebiliriz diye marka uzmanı bir arkadaşa da danıştık. Bize her yıl bir marka işlememiz gerektiğini söyledi. Bu yıl sadece otomotiv olacak, öbür sene sadece elektronik olacak gibi... Ama bu İzmir'in kaldıracağı bir yöntem değil.

- Sizin zaten bu tarz ihtisas fuarlarınız var...

- Var, ama bu tarz İzmir'de mümkün değil. İzmir'de adamı topa koyarlar. Fuarı 1. 5 milyon insan geziyor. Bu insanlar buraya niye geliyor? Geçenlerde bir arkadaşım, fuara gelmiş. 26 Ağustos Kapısından fuara girip, iş makinalarının olduğu bölümde makinaların üzerinde "satılmıştır" levhalarını görmüş. Tüm fuarı dolaşmış, Doğaltaş Müzesi'nde karikatür sergisini gezmiş, küresel ısınmanın olduğu salonda biraz paneli izlemiş, bisikletle akrobasi gösterisi yapanları, vosvosçuları görmüş, En son da Atlas Pavyon'da yeni ürünleri serin serin gezerek izlemiş. Bize, "Siz çok farklı bir hizmet veriyorsunuz. İnsanlar kültür, sanat, festival herşeyi bir arada yaşıyor, çok şey kapıyor" dedi. Çok doğru, her kesimden insan geliyor ve aynı gün birçok şeyi birarada görme şansını yaşıyor İzmir Fuarı'nda.

- Halk için bedava eğlence olanağı da yaratıyor fuar...

- Evet, 3 bin kişilik Açık Hava Tiyatrosu, fuar zamanı 4 bin kişi alıyor. Tüm merdivenler dolu. Türkü Şenliği öncesinde Yonca Şenliği vardı. İnsanlar müziğe de doydu. Örneğin Kordon'daki festivalin açılış töreni de çok güzeldi. Ben kalabalığa şaşırdım. 1. Kültürpark Festivali büyük ilgi gördü İzmirlilerden. Bando gösterileri müthişti. İzmirliler çok ilgi gösterdi.
İzmir fuarını gezen birçok kişiden mail de alıyorum. Örneğin bu sabah bir mail gelmiş. Eskişehir'den bir hanım atmış. Babasıyla gelmiş fuara. "Babam yaşlı olduğu için tekerlekli iskemle aradım, fuarın her tarafını gezdirebilmek için, fakat bulamadım demiş. Artık alışveriş marketlerinde bile olduğu için yazmış.

- Peki var mıydı? Doğrusu ben de duymamıştım.

- Elbette var ama merkezde yani burada İzfaş binasında var. Onlar da bilememişler. Bir yetkiliye sorsalardı mutlaka yönlendirirlerdi buraya. Ama önümüzdeki yıl bu konuda daha dikkatli olacağız. İhtisas fuarlarında da veriyoruz biz bu hizmeti. Ama bu öylesine bir yapıcı eleştiri ki, ben de arkadaşları toplayarak paylaştım. Hani diyorlar ya, fuara kimse gelmiyor, işte gelen mailler. Eskişehir'den gelen insan fuarı görmeye geliyor.
Fuarın bir başka boyutu daha var elbette. Örneğin Çek bandosu geldi bize. Toplam 46 kişi. Sordum,
"Daha önce İzmir'e geldiniz mi?"
"Hayır"...
" İzmir'i biliyor muydunuz?"
"Sizin mailiniz gelene kadar bilmiyorduk" dediler. Başka bir guruba sordum, İzmir'e geldiniz mi diye... Yanıt yine hayır... Arkadaşlarıma sordurdum. Bu 1400 küsur kişi içinde İzmir'i bilen, daha önce gelen yok. Guruptakiler alışveriş yapmak istiyor dediler. O zaman dedim, hiçbir alış veriş merkezine değil, doğru Kemeraltı Çarşısı'na gidin. Üç gün Kemeraltı'na gittiler. Belki bir t-shirt bir kolye aldı, bir meyva suyu içti, ama sonuçta Kemeraltı'nı yaşadı. Kemeraltı esnafının da böyle bir morale ihtiyacı var. Onlarda da, İzmir Fuarı'nın Festivali için geldi bu turistler, İEF'nin Festivali de var diye bir bilinç oldu. Bu guruptakilere birer İzmir tanıtım CD'si, küçük hediyeler verdik. Önümüzdeki yıl rica ettiler, "tekrar yapın gelelim, dünyanın her yerinde festivale gidiyoruz bu kadar ilgi yaşamadık" dediler.

- Bando fikri nasıl gelişmişti?

- Arkadaşlarla oturup konuşuyoruz, fikir alışverişi yapıyoruz fuarlar öncesinde, burada gelişti. Önümüzdeki yıl da majör takımlarını getireceğiz bandolarla. Çeklerin ki gibi. Japonların davul şovu müthiş güzel bir olay, onun yanında İtalyanların bayrak gösterisi...

- Önümüzdeki yıl fuar alanı başka yerde olacak deniyor? O zaman fuarın festival niteliği nasıl olacak? Gaziemir kent merkezinden bir hayli uzak festival için.

- Bunu bilemeyiz, belli olmaz... Daha hiçbirşey belli değil...

- Peki Mermer Fuarı nerede olacak bu yıl? Tüm açıklamalarda Mermer Fuarı'nın Gaziemir'de yapılacağına ilişkin görüşler bildirildi...

- Tabi mermer fuarı da orada olacak, bazı fuarlar da oraya taşınacak... Ama henüz netleşmedi...

- Bu anlattığınız festival etkinliklerini orada yaşamak mümkün değil görünüyor.

- Tabii, fuar gider, ama festival burada kalır.

- Kültürpark'a ilişkin sizin bir öneriniz, projeniz var mı? Fuar yeni alanına gittiğinde Kültürpark'tan kent insanının, yaşlı genç ve çocukların daha çok yararlanması adına için sizin geliştirdiğiniz projeleriniz var mı İzfaş olarak?

- Aslında orası bittikten sonra, başkanın söylediği, başkanın ağzından buraya kapısından itibaren komple girilecek, yolu dahil her yeri yeni baştan yapılacak.

- Peki yine İzfaş yönetiminde mi olacak Kültürpark?

- Henüz hiçbirisi belli değil. Yeni şirket kurulacak, henüz kuruluş aşamasında. Şirket kurulduktan sonra İzfaş'ın görevi ne olacak, şirketin görevi ne olacak? O şirket orada sadece fuar alanı mı kiralayacak? Fuar mı yapacak? Henüz hiçbirşey belli değil... Burada ne yapılacağına ilişkin halktan da öneriler var, mailler geliyor. Örneğin birkaç kişi yazmış, "Spor etkinlikleriniz çok güzel ama sokak basketbolu niye yok? Önümüzdeki yıl sokak basketbolu da yapalım. Yani halktan da gelen bazı öneriler var. Anketler şekillendiği zaman neler yapılacağı da netleşecek.

- Siz interneti de yakından izliyorsunuz sanıyorum.

- Mecburen takip ediyorsunuz. Elbette. Hergün mutlaka girerim. Hasan Tahsin'in sitesine bakarım, sizin siteye mutlaka girerim. Birçok şey izleyebiliyorsunuz. Ayrıca basın danışmanı arkadaşlarımız da bilgilendirir birşey gördüklerinde. Mutlaka izlerim.


- Sizin 30 yıllık bir fuar deneyiminiz var. İzmir için önemli kazanç. İzmir Fuarı da 77 yılı geride bıraktı. Siz deneyimlerinizle değerlendirdiğinizde İzmir Fuarı istenilen noktaya geldi mi? İhtisas fuarcılığı anlamında ve kente getirdiği kazanımlar anlamında.

- Bu kentte inanın son üç yıldır İzfaş donkişotluk yapıyor. O kadar çok şey üstlendi ki İzfaş, Mermer Fuarı başta olmak üzere... Gelinlik, Damatlık ve Abiye Giyim Fuarı'nda, Travel Turkey Fuarı'nda, getirdiğimiz yabancı alıcıların kiminin uçak biletini veriyoruz ama hepsinin otel ücretini ödüyoruz. Ve bunlar buradan ciddi alışverişler yapıyor. Bundan bir ay önce Avrupa'nın ilk üçüne giren Missis Carry diye bir firma İzmir'de bir damatlık firmasından iki yılda 50 bin takım damatlık almak üzere buraya geldiler. O firmayı biz gelinlik fuarına getirmiştik Almanya'dan. Uçağını da vermiştik, otelini de. İlk parti buradan damatlık çekmeye başladı. Sonra o kendi gelinliklerini satacak Türkiye'ye. Karşılıklı bir alışveriş yani. Ama iki yılda 50 bin takım damatlık demek, çok önemli birşey. Son dönemde getirdiğimiz yabancılardan dolayı dikkat ederseniz, Mürselpaşa tamamen yeni yeni otellerle doldu. Hep yeni butik oteller. Müthiş güzel oteller. Bu oteller de nereden baksanız otelin herbirinde 40 kişi çalışıyor. Bugün 12-13 otel İzmir'e kazanıldı. Ortalığın çehresi değişti. İhtisas fuarları geliştikçe şehirde bakıyorsunuz esnaf da değişimin farkına varmaya başladı. Bir çok başarı öyküsü duyuyoruz. Esnaftan gelip bize teşekkür eden çok kişi var.

- Siz ihtisas fuarlarını düzenlerken sektörlerden de destek alıyorsunuz...

- Hemen hepsinden geliyor destek. Önemli firmaların temsilcileri, dernekler... Bu birlikteliği sağladık. İzfaş İzmir'in bir kurumu ve herkes sahip çıkmalı. Üniversiteler, odalar, dernekler herkes sahip çıkmalı ve öyle de oluyor.

- Düzenlediğiniz fuarların geleceğine ilişkin neler düşünüyorsunuz?

- Mermer Fuarı'nın bir gün Dünya birincisi olacağına inanıyorum. Tabii Gaziemir bittikten sonra. Gelinlik Damatlık Abiye Giyim Fuarı da öyle. Travel Turkey çok hızlı büyüyor. Ayakkabı Fuarı üzerinde titizlikle çalışıyoruz. Biraz geç kaldık ama onu da büyütmek zorundayız. Yine Vinolive Zeytinyağı Fuarı'nı büyütmek, UZZK ile birlikte çalışarak ve uluslararası haline getirmek zorundayız.

- Türkiye ciddi bir ekonomik darboğazdan geçiyor. Gerçi bizim ülkemizde pek krizler bitmez, ekonomik siyasal sürekli bir kriz ortamı. Ancak yine de fuarlara baktığımızda doluyor, umutla geliyor firmalar. Geri dönüşleri nasıl?

- Şöyle bir örnek vereyim. Bir gün başkan geldi. "Son altı aydır bu fuarlar nedeniyle her gün teşekkür alıyorum. Bu yabancı alıcılardan mı kaynaklanıyor?" diye sordu. İlk tanıştığımızda da söylemiştim başkana, sürekli yabancı alıcı getirmeli diye. bir Milano, bir Berlin Fuarı, bir Hannover Fuarı nasıl oldu böyle? Berlin Turizm Fuarı, dünyanın en büyük turizm fuarı, hala değişik ülkelerden 100 kişi seçer, otelini uçağını verir. Böyle birşeye ihtiyacı yok ama hala yapıyor. O yüzden biz de bunları, bu fuarlara getirmek zorundayız ve getirdikçe müthiş bir potansiyel oluşuyor. Bizim ciddi çalıştığımız, bu konuda müthiş bir para harcadığımızı gördüler ama inanıyorlar. 100 tane tur operatörünü davet ettik, 80 tanesi geldi. Onlara fuarda tur attırdık, Hisarönü'nde bir kahve içirdik, Konak Pier'de gezdirdik, Efes Meryem Ana'ya, Çeşme'ye götürdük. Bunlar tur operatörü, yarın buraya turist getirecek. O yüzden bu tanıtımı iyi yapmak gerek. Örneğin Kordon'da birahanede oturttuk, "Siz de ne çok turist var" dediler. "Bunlar turist değil ki, Türk" deyince, "Türkler böyle modern giyiniyorlar mı?" diye şaşkınlıklarını dile getirdiler. Yine İspanyollardan teşekkür mektubu geldi. "Ne kadar modern bir kente geldik. Biz orada bombalar patlıyor diye biliyorduk. Bizi aydınlattınız, mutlu olduk. Önümüzdeki yıl tekrar geleceğiz" diyorlardı.

- Türkiye'yi İzmir'den görmeleri çok farklı elbette.

- Bu tanıtım var ya, onu parayla yapamazsınız, canlı örnekleri gelip burada gördüler. Bir de yemeklerimize bayılmışlar. Çok etkilenmişler.

- Sizin aslında çok zevkli bir mesleğiniz var. Anlatıyorsunuz, dünyanın her yerinde sizi tanıyan birileriyle karşılaşıyorsunuz. Bu güzel mesleği bırakıp da politikaya atılmayı düşünmezsiniz değil mi?

- Hayır, kesinlikle hayır...

- Peki çıkan haberlere ne diyorsunuz?

- Ben aslen Bucalıyım. Bir gün Buca'dan geldiler, sizi parti olarak Buca'ya düşünüyoruz dediler. CHP'den. "Bakın ben böyle düşünmüyorum bu konuyu kapatın, benim ismimi de geçin" dedim. Ama bu çok konuşuldu. Son 6 ayda... Son noktayı koydum ben, yazı gönderdim. Hiç bir yere adaylığı düşünmüyorum bir kere, böyle bir niyetim yok. Politikayı sevmiyorum. Açık söylemek gerekirse. Ben çok farklı şeylerle karşılaşıyorum. Örneğin bir yere yemeğe gidiyorum, hiç tanımadığım yer, pusula geliyor bir bakıyorum yüzde 25 indirim. Artık halk öğrendi. Biz bu kente hizmet ediyoruz zaten. Yine bir gün Başaran Ulusoy geldi Turizm Fuarı'na. Taksiciye soruyor, "Nasıl işler?" diye. "Bugün bir tane sigara içemedim efendim, işler yoğun fuar açılıyor" diye. Bunu geldi açılışta söyledi.

- Turizm Fuarı gelişiyor dediniz. Nasıl doğdu bu fuar?

- Bir gün Başaran Ulusoy İzmir'e gelmişti, görüşmük üzere TURSAB'a gittim ve İzmir'de turizm fuarı düzenlemek istediğimizi söyledim. İzfaş ve Hannover Messe International, TÜRSAB işbirliğiyle düzenlenmesini kabul etti. Tabii burada turizm Fuarı'nın düzenlenmesine kimler ön ayak oldu? Tahir Akarsular, Sevda Zorlu, Levent Demirağ ve daha bir çok isim... Bu isimler çok büyük baskı yaptı Başaran Ulusoy'a İzmir'de yapacağız diye. Fuar bitti, üzerinden kaç ay geçti oturup hesap mutabakatı yapmadık... Aramızdaki güvene bakın lütfen. Herkes memnun ayrıldı. Şimdi bu sene ne yapacağımızın kararını veriyoruz. Şu an 2 numaralı hol bitti, 3 numaranın tahsisini yapıyoruz. Geçen yıl 9 bin metrekare alanda yapıldı. Bu sene 11 bin metrekare.

- Düzenlediğiniz fuarlar kent ekonomisine ciddi katkı da yaratıyor. Esnaftan nasıl geri dönüş alıyorsunuz? Sizin sokaktaki esnafla da diyaloğunuz iyi duyduğumuza göre.

- Örneğin Mermer Fuarı'ndan hemen sonraydı, Lozan Kapısı'nda kumrucuyla görüşüyoruz. "Abi niye fuarları kısa tutuyorsun" diye soruyor. "Fuarlar varken 7-8 tepsi satıyorum şimdi 2 tepsi zor satıyorum" diyor. Katılımcılar Lozan'dan girerken bakıyor merak ediyor kumru nedir diye. Bu satışlara da yansıyor. Örneğin Turizm Fuar'ında da her gün kumru, boyoz-yumurta, gevreğimiz, incirimiz çok büyük ilgi gördü.

- Siz planlarınızı fuar Kültürpark'ta düzenlenecek gibi yapıyorsunuz anladığım kadarıyla.

- Evet.

- Peki sizin en önemli fuarınız Mermer Fuarı, büyük beklentiler var. Geçen yıl 300 firmanın dışarıda kaldığını açıklamıştınız. Bu sene durum nedir? Sektör ciddi krizdeydi. Bu milli katılımla Marmomacc'a gidecek firma sayısına ve Marble'a katılacak firma sayısına yansıdı mı?

- Verona'ya 60 firmayla gidiyoruz. Mermer Fuarı'na da Veronaya da pazarlık sorunu hiç çekmiyoruz. Zaten onlar giderken ön başvuru formunu doldurup gidiyorlar. Ufak değişiklikler oluyor, kapanan firmalar oluyor. Onların yerine en çok yedekte bekleyen, ilk yedekte bekleyen firmaları tercih ederek yerleştiriyoruz. Onda pek sorunumuz olmuyor. Geçen sene "makinacılar azdı" dendi danışma kurulunda. Bu sene onun üzerinde çalışıyoruz.

- Mermer Fuarı'nın ikiye bölünme olasılığı vardı?

- Şu anda değil, daha sonra olabilir, yeni fuar alanında olabilir. Verona'da sıkıntı yok. Paralarımızı aldık, yenilecek yemeklere kadar herşey organize edildi.

- Verona'da bu yıl "Daha çok taş, daha çok tasarım" konsepti var. Bizim de eksik olduğumuz bir konu tasarım. Bizim satışlarımız daha çok blok üzerine? Katılımcıları bu yönden değerlendirir misiniz?

- Aslında blok olarak satışı en aza indirgemek lazım. İşlenmiş olarak satmamız lazım. Hepsi de bunun yanında, burada istihdam yaratmak zorundayız. Ama üzülerek de görüyorum firmaların bir kısmı kepenk indiriyor.

- Yeni fuar alanı nasıl yetişecek marta, ne aşamada?

- Ben şu anda burada yer tahsis ediyorum. Yetişmeyecek gibi yapıyorum. Yetişmez mi yetişir. Fuarcılık konusu ilginçtir. Bir gün önce bakarsınız her yer virane. Bir gün sonra gelin gibi olmuş. Bu şundan kaynaklanıyor. Ekibimiz çok iyi. Biz bir takım olmalıyız. Bir takım olmazsak başarılı olamayız. Ben tek başıma bir hiçim. Bir lider bile etrafında danışmanları kadrosu vardır, onlar olmadan lider olamaz. Bunu ekibime de söylerim hep. Sistem oturmuştur burada. Doğan İşleyen yarın gidebilir ama arkasından gelen mutlaka birileri olur. Fuarcılıkta yenilik yapmak çok önemlidir, fuarın başarısı için takım çalışması yapmak şarttır. Tabii en önemlisi de reklamdır, tanıtımdır. Bu sektörel yayınlarla birlikte olur. ARGE çalışması da çok önemli. Bir de şimdi yeni bir birim kurduk. Ziyaretçi sağlayacak olan birim. Tamamen profesyonel ziyaretçiye çalışacak bu birim. Hedef kitleye odaklı. Pazarlama yapmayacak, sadece ziyaretçi getirecek. Örneğin gidecek Gaziantep'e, orada Ticaret Odası'yla meslek komiteleriyle görüşecek davetiyelerini dağıtacak, oradan derneğe gidecek, direkt ilişki kuracak.

- Yurt dışı fuarları için de söz etmiştiniz böyle bir ekipten.

- O ekip uluslararası ilişkiler bölümüydü. Bizim Mermer Fuarı'ndaki temsilcilerimiz İtalyanlardı. Komisyonlarla birlikte 81 bin euro ödüyorduk. Bu parayı siz kullanın, anlaşma yapmayın bir lira ödemem dedim. En iyi otellerde siz yiyin, elinize çantayı alıp gezin dedim. Uluslararası katılımcı da arttı, ziyaretçi de arttı. 6 kişi çalışıyor bu birimde.

- Yurtdışında tanıtım çalışmalarınızı nasıl yapıyorsunuz?

- İsrail'de bir temsilcimiz var, Bilgileri gönderiyoruz İsrail'den alıcı getiriyor. Yunanistan'da, Almanya'da, Hindistan'da var. Olmayan ülkelerde ticaret müşavirliklerine başvuruyoruz. Sanayi, ticaret odaları, derneklerin adreslerini mail ortamında istiyoruz. Daha sonra kişilerle kurum ve kuruluşlarla ilişkiye geçiyoruz sonra da hedef seçtiğimiz fuarlara gidip stand açıyoruz.

- Fuarlar düzenlerken en büyük sıkıntınız nedir?

- En büyük sıkıntı uçak. Direkt uçak seferleri yok İzmir'e. Bunu çok yadırgıyorlar. Özellikle Mermer Fuarı'nda yaşıyoruz. Amerika'dan bir vatandaş geliyor, Avrupa'da bir yere iniyor oradan istanbul'a. İstanbul'da 4 saat bekliyor sonra geliyor. Buradan Denizli'ye gidiyor ocağı görüyor, kapasitesine bakıyor. 36 saati yolda geçiyor. Çok zor. Ama örneğin uçak Münih'e inince oradan İzmir'e direkt gelse sorun olmaz.

- Bu konuyu aşmak için havayollarıyla görüşüyor musunuz?

- Elbette görüşüyoruz, zamanla olacaktır. Ama şu var; şehirlerarası uçak seferlerinin konması, İzmir-Van, İzmir-Adana gibi, bizim fuarcılığımızı rahatlattı. Çünkü oradan da artık direk uçuş olduğu için fuarlara geliyor insanlar. Daha önce havaalanlarında beklemek yüzünden İstanbul'u tercih ediyorladı. Ama artık tercih olarak İstanbul'un yanında İzmir de oldu. Mesela İstanbul'da Ayakkabı Fuarı yapıldı, doğru dürüst sipariş verilmemiş. "İzmir'deki fuarı izledikten sonra kesin kararını vereceğiz" demişler. Kartvizit alışverişi yapılmış İstanbul'da. Çünkü burada ciddi yabancı alıcı var.

- Mermer Fuarı'nda da aynı sorun yaşandı değil mi?

- Mermer fuarı için dedim ki "Marble, Şampiyonlar liginde oynuyor, İstanbul ne liginde oynuyorsa gidin onlara sorun" dedim. Bu konuda iddialıyım. 15. yılına giriyor artık.

- Katılımcısı az olsa da, mutlaka yapmalıyız dediğiniz bir fuar var mı?

- Organik Ürünler Fuarı. Onu gündemimize aldık. 2010 yılında, 15 Ocakla - 15 Şubat arasında bir tarih belirleyip o fuarı yapacağız. Onun kararını vereceğiz bu hafta. O fuarı kalkındırmak zorundayız. Tabii çok sayıda fuar yapılabilir, ama ağırlıklı olarak biz bu fuarları geliştirelim ve asıl kongre ve sempozyum ayağını buraya çekelim. Bir şehirde kongre merkezi olması değil, kongre merkezinin doldurulması gerek. Burada çok önemli bir altyapı var, kongre merkeziniz yoksa da o altyapıyı kongre salonuna dönüştürüp burada tamamiyle kongre turizmini çekmemiz gerek. Çünkü fuarcılıktan çok daha fazla şehire para kazandıracaktır.

- Kongre turizminin kriterlerini yerine getiriyor muyuz?

- Elbette. Örneğin Doğaltaş Kongresi'ni üniversite yapacaktı, dünyanın en önemli fuarı burada oluyor o yüzden gelip burada yapmaları gerektiğini söyledik ve "İzfaş sponsor olacak " dedik ve getirdik buraya. Geçen sene Şubatta ilki yapılmıştı, bu sene yine yapılacak. Belki fuardan bir hafta önce ya da bir iki gün önce yapılacak, ondan sonra fuara katılabilsinler diye.

- Fuarcılıkta etkilendiğiniz ülkeler hangisi?

- Almanya ve İtalya. Çünkü onlar çok erken başladılar. 1800'lü yıllarda başladılar. Sistem çok var ama fuar açıldıktan sonra çok karmaşa da var.

- Fuarcılıktan emekli olduktan sonra ne yapacaksınız? Yaşamınızın ne kadarını kapsıyor bu iş?

- Bu işten ayrılmak zor. Yine bir yerinden tutarsınız. Buradan emekli olur ayrılırsınız ama yine bir şirkette danışmanlık yaparsınız, koordinatörlük yaparsınız. Bunlar yapılabilir.

- Fuarcılık sizin için ne ifade ediyor? Nasıl bir heyecan duyuyorsunuz?

- Düzenlen tüm fuarlar beni çok heyecanlandırıyor. Ama Kültürpark'ın ayrı bir anlamı var. Rahmetli Behçet Uz'un burada bir odası vardı. Ben de o Bayraklı sırtlarına yapılan Atatürk Ormanı için epey bir para toplamıştım makbuz karşılığı. O da bana bir altın madalya takmıştı. Ne yazık ki evime hırsız girdiğinde o da çalındı gitti. Behçet Uz'un burayı sevmesi, o ağaçlarla, bitkilerle konuşuyor gibi olması beni çok etkilemişti. O zamandan beri fuarda nereye ağaç dikebiliriz diye hep düşündük.

- Sizin de dikili ağacınız var mı?

- Çok... 5-6 metre boyunda olanlar var. Örneğin eskiden burası mıcırdı. Doğan Baran müdür yardımcısı, Ayla Maruflu da Park Bahçeler şefiydi. burayı 15 gün kullanıyoruz, burayı yeşil yapalım. Ayla Hanım çok olumlu karşıladı. Yeşil sevgisi çoktur. Onun da fikriyle Kamelye yapıldı buraya.

- Kaç çeşit bitki var? Envanteri yapılmış durumda mı?

- 8 bin çeşit. Envanteri yapılmıştı. Bir kitabı da yayımlanmıştı.

- Sizin için fuarın en etkileyici alanı neresi?

- Fuarın her yeri ayrı güzeldir ama Lozan Kapısı başkadır. Lozan Kapısı'dan içeri baktığınızda palmiyelerin görüntüsü, Atatürk'le İsmet İnönü'nün heykeli... Çok beğeniyorum. Benim idealimde eğer önümüzdeki yıl görevde kalırsak, Lozan Kapısı'nı komple yeniden inşa etmek isterim. İnsanların gelip önünde fotoğraf çektireceği görkemli bir kapı yaptırmak isterim. Bunu İzmir'deki Mimarlar Odası'na söyleyeceksiniz onlar bir yarışma yapacaklar. Mesela ben Lozan Kapısı'nı şöyle düşünmüştüm. Kademeli mermer sütunlar, aralardan geçişler ve sütunların üzerinde özel doğaltaştan sütun başları olabilir.

- Fuar 10 bin kişiye istihdam yaratmış, ciddi bir katkı kent insanına. Siz gençliğinizde fuarda çalıştınız mı?

- Çok ciddi bir katkı. Üniversite öğrencileri çok zevk alıyorlar, çok farklı şeyler görüyorlar, para kazanıyorlar ve buraya gelip benim çayımı içiyorlar. Rahatlıyorlar, güven duyuyorlar kendilerine. Anılarında fuarda çalışmak kalıyor. Ben de gençliğimde Fuar kapılarında çalıştım, fuarda çalışan trende bilet kestim. 18 yaşlarındaydım. Şimdi raylar kalktı, tartan pist oldu. Makinist demiryollarından emekli bir adamdı. Arkadaşlarımızla da gelirdik tabii Dağ Disko'nun arkasında oturur Ferdi Tayfur şarkıları dinlerdik, aşıktık tabi hepimiz o zaman... Fuarın herkes de anısı farklıdır.

- Bizimle anılarınızı ve fuara ilişkin görüşlerinizi paylaştığınız için çok teşekkür ediyoruz.

- Ben de çok teşekkür ederim.

--

Doğan İşleyen kimdir?

1958 İzmir doğumlu olan İşleyen; 1976 yılında Fuar ve Turizm Müdürlüğü bünyesinde işe başladı, çeşitli kademelerde çalışmış ve son olarak müdür yardımcılığı görevinde bulundu.

1990 yılında İZFAŞ kurulduğunda Personel ve İdari İşler Müdürlüğü, Fuarlar Müdürlüğü, Murahhas Üye Asistanlığı, Genel Müdür Yardımcılığı ile Genel Müdür ve Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yaptı.

1997 yılının Ocak ayında istifa etti ve EFOR Fuarcılığı kurdu. EFOR fuarcılık olarak; Mobilya Dekorasyon Fuarı, Uluslararası Asansör ve Teknolojileri Fuarı, Evcil Hayvanlar ve Bahçe Bitkileri Fuarı ile Salihli'de Tarım Fuarı'nı düzenledi. İktisat Kongresi'nde görev ve Türkiye Milli Enerji Kongresi Organizasyon Komitesi'nde yer aldı.

Doğan İşleyen 2004 yılı Aralık ayından başlayarak İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu tarafından İZFAŞ Genel Müdürlüğü görevine yeniden getirildi.

Yaklaşık 30 yıllık fuarcılık deneyimine sahip olan İşleyen; İZFAŞ Yönetim Kurulu Üyeliği ve EXPO İcra Komitesi Üyeliği'nin yanı sıra İzmir Kalkınma Ajansı Kalkınma Kurulu'nda görev yapıyor.

İşleyen, koyu bir Beşiktaş taraftarı. Hobileri; futbol ve basketbol seyretmek, bilardo oynamak, anahtarlık, rozet ve pul koleksiyonu yapmak.
(Kaynak: www.doganisleyen.com)

Tarih: 8/9/2008
8216 kez okundu
   Yazdır Arkadaşına gönder
YAZARIN DİĞER KENT SÖYLEŞİLERİ
YAZARIN YAZILARI
İzmir Kent Haritası İzmir Nöbetçi Eczaneleri