Yazdır Arkadaşına gönder
Eskinazi: Önsezi kadınların iş hayatındaki silahı
Saadet Erciyas
Saadet ErciyasBergama'da ilkokula gittiği yıllarda, her gün önünden geçtiği eczanenin sahibi eczacı kadın onu öylesine etkiler ki, büyüdüğünde eczacı olmaya daha o yıllarda karar verir. Biz kendisini Ege Bölgesi Sanayi Odası'nın (EBSO) uzun bir aradan sonra yönetim kurulundaki tek kadın üyesi, sanayici bir iş kadını olarak tanıyorsak da, Berkay Eskinazi aslında bir eczacı.

"Başında durmadığım hiçbir işi yapmam" diyen Berkay Eskinazi, kısa bir süre de olsa mesleğini yapma olanağı bulmuş. Ama birçok meslektaşının aksine, talep gelse de diplomasını başında durmadığı hiçbir eczaneye vermemiş. Üniversite yıllarında çalışmaya başladığı Saf Plastik'te içinde bulunduğu ambalaj sektörünün deviniminden öylesine etkilenmiş ki, sonunda bu işi yapmaya karar vermiş. Sekreterlikle girdiği işte, fabrika yöneticiliğine kadar yükselmiş kısa sürede.

1972 yılından bu yana çalışma yaşamının içinde olduğunu anlatan Eskinazi, "Bugünlere çok çalışarak geldim. Azmetmek ve istemek çok önemli insan hayatında. Özellikle kadınlar için. Kurumlar artık kadınları görmezden gelemez” diyor ve ekliyor:

“Hayat bir organizasyon ve biz de bu organizasyonun yöneticileriyiz. Kadınlar iş hayatını da evlerini de iyi planlıyorlar. Bizim dönemlerimizde bu kadar fazla çalışan kadın yoktu. İş hayatında azimle çalışan kadınları gördükçe gurur duyuyorum."

37 yıllık iş yaşamında ise en büyük destekçisinin eşi Mois Eskinazi olduğunu söylüyor Berkay Hanım, "Eşimle yıllarca omuz omuza görev yaptık EBSO'da. Kendisiyle gurur duyuyorum" derken gözlerinin içi gülüyor.

EBSO Yönetim Kurulu üyesi, EBSO Vakfı Kadınlar Birliği Başkanı, Kroma Baskı Öncesi Hazırlık Sistemleri San. Tic. A.Ş yöneticisi Berkay Eskinazi'yle girişimci kadınları, çalışma yaşamını, 10 yılı aşkın süredir içinde olduğu vakfın kadınlar birilğinin çalışmalarını konuştuk.

- Bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız?

Ege Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nde öğrenciyken çalışma hayatına atıldım. Benim için zorlu bir süreçti. Aynı zamanda çok şey de kazandırdı. Gece okuluna gidiyordum. Gündüzleri ise iş hayatı. Geç saatlere kadar okulda olurdum, laboratuarlarda deneyler yapardık. Sabah da erkenden kalkıp işe giderdim. Çok yoğun bir tempoydu. Hem öğrencilik hem iş hayatı bir aradaydı. Bu zorluk bana çok şey kattı. Üniversiteyi bitirdiğimde elimde ikinci bir diplomam vardı. O da hayat üniversitesinden aldığım diplomaydı. Öğrenciliğin ve iş hayatının bir arada olması, bana planlı ve sistemli çalışmayı öğretti. Başarılı olmak istiyorsak, bence önümüze hedefler koymalıyız. O hedeflere çok çalışarak ulaşmak mümkün. Bence, çalışmayla tüm hayat fethedilir.

- Bildiğimiz kadarıyla EBSO’nun yönetim kuruluna giren ikinci bayan üyesiniz. Kaç yıldır EBSO üyesisiniz? Bu başarı kaç yıldan sonra gerçekleşti? Nasıl bir sorumluluk getiriyor size?

Ege Bölgesi Sanayi Odası'na, 1970 yılında Saf Plastik şirketimizle üye olduk. 39 yıldır EBSO çatısı altındayız. Eşim Moiz Eskinazi, uzun yıllar şirketimiz Saf Plastik’i temsilen meclis üyeliği yaptı. Ben ise, Kroma Baskı Öncesi Hazırlık Sistemleri San. Tic. A.Ş şirketimizi temsilen bu yıl seçimlere katıldım ve yönetim kurulunda yer aldım. Sorumluluk açısından baktığınızda, üzerime önemli bir ceket giymiş gibi hissediyorum. Onu iyi taşımam gerekiyor. Sonuçta hem kadınlar hem de temsil ettiğiniz iş dünyası için rol model oluyorsunuz. Sorumluluklarınızı hakkıyla, layıkıyla tam ve eksiksiz yerine getirmek zorundasınız. Bu sorumluluk duygusu sadece başkaları için değil kendim için de aldığım önemli bir görev. Sanayi odası çatısı altında, girişimciyi, sanayiciyi, üretkenliği, kendi iş grubunuzu, ülke ekonomisini ve tüm bunların geleceği için atılması gereken adımları temsil ediyorsunuz. Ben kendimi görev insanı olarak görüyorum. Üzerime düşen görevleri sevgili başkanım Ender Yorgancılar ve takım arkadaşlarımla birlikte yerine getirebileceğime inanıyorum.

EBSO Meclisi'nde daha çok kadın olabilirdi.

- EBSO’da meclis üyesi kadın sayısı nasıl? Türkiye genelinde oda ve borsa seçimlerinde kadınların yönetime ve meclislere girme konusundaki başarısını nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu bilinçlenme sizce nasıl gerçekleşti? Karar organlarında kadınların yer alması nasıl bir sonuç yaratacak?

EBSO Meclisinde 144 üyenin sadece 4’ü kadın. Halbuki bu oran daha fazla olabilirdi. EBSO seçimlerine şirketler girer. Şirketlerin belirlediği temsilci kişiler de meclisi oluşturur. Uzun yıllardır mecliste bulunan firmalar artık genç beyinleri, yeni nesilleri meclise göndermeye başladılar. Bu sevindirici bir gelişmedir. Fakat ikinci kuşak olarak neden kızlarımızı da meclisimize göndermiyoruz. Burada babalara, firma yöneticilerine çok iş düşüyor. Ben, şahsen iş kadını-iş adamı diye ayrım yapmıyorum. Kadın olarak hiç kimsenin ne arkasında, ne de önünde olmak taraftarı değilim. Ayrımcılığa son vererek omuz omuza çalışılması gerektiğine inanıyorum.

Kadınlar doğal özellikleriyle daha şanslı

- Ege Bölgesi'nde kadınların yönetime daha çok girdiğini gördük bu yıl...

Türkiye genelinde oda ve borsa seçimlerinde kadınların durumuna bakarsak, TOBB’daki son seçimlerde, kadınüye sayısının 51'den 149'a çıktığını gördük. Ticaret ve sanayi odalarında rakam, 2005'te 22 iken o gün 68'di. Ticaret odalarında yüzde 188 artış gösteren kadınlar, daha çok Ege Bölgesi'ndendi. Tabloya bu açıdan baktığınızda görev alan kadın üyeleri kutlamak gerek. Bunlar sevindirici gelişmeler. Ancak TOBB Yönetim Kurulu’nda kadınlar da yer almalıydı tabii ki. Kadınların yönetime girmesi için ciddi bir talep vardı. Buradan çıkartılacak tek sonuç, delege sayımızı artırarak daha çok çalışmamız gerektiğidir. Bizim yönetimlere katılma konusunda daha fazla çalışmaya ihtiyacımız var. Daha çok kadını, daha geniş platformlarda, yönetimlerde göreceğimize inanıyorum. Bu bir süreçtir ve bizler bu süreçte hızlı ve emin adımlarla ilerliyoruz. Bu mutlaka gerçekleşecektir.

‘Karar organlarında kadının yer alması nasıl bir sonuç yaratır?’ sorusuna gelirsek, başarı kazanmanın şartı farklı değil ama, kadınlar bence doğal özellikleri nedeniyle daha şanslı. Çünkü cesaret, vizyon, dayanıklılık, detaylarla ilgilenmek, duygu zenginliğinden doğan önseziler kadınların bence iş hayatındaki önemli silahlarıdır. Maça bu bakımdan bir sıfır galip başlayan kadınlar, iş hayatının gerektirdiği eğitim ve tecrübeye de sahip olduklarında, başında bulundukları birimi çok daha ileri götürme imkanını yakalayabiliyorlar.

Kadınlar her iş kolunda

- İzmir’de yönetici kadınların profiline ilişkin EBSO’nun bir araştırması bulunuyor mu? Sanayici kadınlar daha çok hangi alanlarda hizmet üretiyor?

Son yıllarda, ‘Kadınlar ancak bu iş kolunda çalışabilir’ şeklindeki bir düşüncenin pirim yapmadığı kanısındayım. Yönetici kadınlar profiline baktığımızda, bence kadınlar artık her iş kolunda yer alabiliyor. Makine, tekstil, finans ya da hizmet; artık hiç fark etmiyor, her sektörde kadın yöneticilere rastlamak mümkün. Ayrımcılığın olmadığını düşünüyorum. Kendini ispat eden kadınlar, her yerde var. Sayı yeterli mi? Asla değil. tabii ki daha çok artmalı. Ama kadın yöneticileri artık her sektörde görebiliriz.

İzmir'de eğitimli kadınların oranı yüksek

- TOBB’un Kadın Girişimciler Kurulu’nda bir göreviniz var mı? İzmir’de bu kurulun etkinlikleriyle ilgili yetkili kurum EBSO. Kurulun yaptığı çalışmalar nasıl, yaptıkları bir araştırma ya da ürettikleri projeler var mı? Siz ne kadar destek olabiliyorsunuz? Ortak bir projeniz var mı?

TOBB’un Kadın Girişimciler Kurulu’nda bugüne kadar yer almadım. Ama EBSO bu kurulun İzmir’deki etkinlikleriyle yetkili kurum olduğu ve benim de EBSO Yönetim Kurulu üyesi olmamdan ötürü, projelerini her zaman bir kadın yönetici olarak desteklemekteyim. Ama ortak bir projemiz bulunmuyor.

- İzmir’de eğitimli kadınların oranının yüksek olduğu ancak işsizlik oranının da bir o kadar fazla olduğu biliniyor. Yıllardır iş yaşamının içinde olan bir kadın olarak bunu neye bağlıyorsunuz?

İzmir, her konuda olduğu gibi kadınlarımızın yönetici olarak ekonomide yer alması hususunda da öncü oldu. İzmir, Türkiye’nin aydınlık, batılı yüzü. Bu anlamda İzmirli bir işkadını olmaktan çok mutluyum. Ege Bölgesi’nde istihdam edilen 873 bin kadından 97 bini işveren, 419 bini ücretli, 357 bini de ücretsiz aile işçisi olarak çalışmakta. Nüfusunun yüzde 50’si de kadın olan İzmir’de ise, 14 bin üniversite, 22 bin lise mezunu olmak üzere 36 bin eğitimli kadın bulunuyor. İzmir’de yaşayan eğitimli kadın sayısı, Ege Bölgesi’nde yaşayan eğitimli kadın sayısının yüzde 54’ünü, Türkiye genelinin ise yüzde 9’unu oluşturmakta. Bu düşük bir rakam değil ancak daha fazla da olabilir. İş gücü rakamları, kadınlarımızın dörtte birinin iş ortamından uzak olduğunu gösteriyor. Böylesine bir insan kaynağı israfına göz yumacak lüksümüz yok. Çalışmak isteyen kadınlara aileleri tarafından söylenen söz; ‘Başımıza yeni icat çıkarma’, ‘Elinin hamuruyla erkek işine karışma’dır. Bu sözlerle yetiştirilen kadınlarımızın yenilikçi vasıfları törpülendi. Beyinlerimize adeta pranga vuruldu. Halbuki beynin cinsiyeti olmaz. Kadın da erkek de eğitim aldığında iş hayatında eşit oranda yükselme şansına sahiptir. Kadın elinin değmediği bir ekonominin bereketi de olamaz. Elinde hamur olanlar her işe karışsın ki, büyümenin bereketini toplumun tamamı hissetsin, değil mi?

- Kadınlar ekonominin vazgeçilmez unsurları ancak İzmir'de bile hala çalışma yaşamının dışında olan ciddi bir eğitimli kadın potansiyeli var. Bu İzmir'in doğasıyla çelişmiyor mu?

Ülke nüfusunun yarısını oluşturan kadınlarımızın yüzde 70’i, çalışma hayatının dışında. Bu oranın düşüklüğünü, iş hayatında cinsiyet ayrımı yapan prangalı beyinlere bağlıyorum ben. Ne yazık ki bu kriz ortamında dahi ilk işten çıkartılan kadınlar olmuştur. Ataerkil yapımızdan dolayı, hamilelikten dolayı hep işten çıkartılmaya mahkum edilmişiz. Ancak bu böyle sürmeyecek tabii ki. Çağ değişiyor ve Türkiye’de bu çağa ayak uydurmak zorunda. İzmirli kadınlarımız; çalışma hayatının dışında kalmalarına neden olan geleneksel bakış açısını, bilinçlenmeleri ve oluşturdukları işbirliği ortamı sayesinde aşabiliyorlar. İzmir’de yaşayan bilinçli, eğitimli ve girişimci kadınlar bir araya gelerek; dernek, şirket ya da kooperatif kurmak konusunda önemli bir potansiyele ve en önemlisi isteğe sahipler.

İzmir'in girişimci kadınları EBSO'da eğitim alıyor

- EBSO'nun İZKA ile ortaklaşa gerçekleştirdiği projeye geldik galiba...

Evet, şu sıra sanayi odasında İzmir'deki kadın girişimcileri bir araya getirdiğimiz bir çalışmamız yürüyor. Ege Bölgesi Sanayi Odasıtarafından İzmir Valiliği ve İZSİAD ortaklığıile yürüttüğümüz “İzmir’in Girişimci Kadınları” Projesi, kadınların bir araya gelmeleri, üretmeleri, istihdam yaratmaları, ekonomik açıdan daha etkin konuma gelmeleri için önemli bir fırsat. Onları kooperatif, dernek ve şirket oluşturmaları sürecine yönlendiriyoruz. Proje ile iş dünyasından, sivil toplumdan, yerel yönetimlerden kadınlar ve eğitimli ev kadınları olmak üzere 100 adet kadın belirledik. 9 ay sürecek olan projede kadınlara dernekleşme, şirketleşme ve kooperatifleşme eğitimleri veriyoruz. Bu yolla kadınlar arasındaki etkileşimi artırarak, kadınların hem iş dünyasında hem de sosyal hayatın içinde daha fazla yer almalarını, kurumsal yapılar oluşturmalarını destekliyoruz.

- Kadınların projeden beklentileri nedir sizce? Nasıl bir sonuç elde etmeyi hedefliyorsunuz? EBSO olarak İZKA ile ya da farklı kuruluşlarla kadın istihdamını artırıcı, farkındalık yaratacak başka proje çalışmalarınız olacak mı?

EBSO’nun vizyonunda gençlere ve kadın girişimcilere destek her zaman bulunuyor. Ürettiği projelerde özellikle gençlere ve kadınlara yer veriyor. Bu anlamda bizler de sürekli çalışma halindeyiz. tabii ki yeni projelerimiz olacak. Bunları zaman içinde gerçekleştireceğiz.

Aileler şirketlerde kız çocuklarına da eşit fırsat tanımalı

- İzmir’de aile şirketleri çok yaygın. EBSO ya da diğer kurumların profiline baktığınızda aile şirketlerinde kadın yöneticiler nasıl bir görüntü veriyor? Yetki, sorumluluk, sayısal çokluk açısından…

İzmir’de aile şirketleri daha yoğun bulunuyor. Kentimizde kurumsallaşmış şirketlerin yanı sıra aile şirketleri de ağır basıyor. Biraz önce söylediğim gibi aile şirketlerinde sadece oğullara değil kız çocuklarına da eşit fırsatlar tanınmalı. Bu modern ve gelişen çağın en önemli gereklerindendir.

Vakıfta kendimi talebe gibi hissediyorum

- EBSO Vakfı Bayanlar Birliği’nin başkanısınız. Ne tür projeleriniz var? Gardrop ve Deniz Yıldızı Projesi üzerinde çalıştığınızı biliyoruz. EBSO’nun ilköğretim okullarıyla nasıl bir iletişiminiz var? Ne tür katkılarda bulunuyorsunuz öğrencilere? Nasıl bir ekiple çalışıyorsunuz?

EBSO Vakfı Bayanlar Birliği’nin başkanıyım. Ayrıca EBSO Vakfı Yönetim Kurulu Üyesiyim. Bayanlar Birliği, vakfın içinde gönüllü çalışan bir kuruluş. 10 yıl önce kurulmuş EBSO Bayanlar Birliği’nin başkanlığını yürütüyorum. Bu süreçte 4 başkanla çalışma olanağı buldum. Burada görev yapak gurur verici. Tüm başkan arkadaşlarımın desteğini gördüm her zaman. Hiçbir zaman "başkanım" demedim bayanlar birilğinde. Arkadaşlarım beni bu göreve getirdiyse de, hep içlerinden birisi oldum. Birliğimiz Mevlana felsefesiyle, çalışmak isteyen tüm sanayici eşlerine "gellin" diyor. Kapımız herkese açık. Farklı insan ilişkilerini yaşıyoruz, çok ciddi deneyimlerimiz var. Fayda yaratabiliyor olmaktan da ayrıca mutluyuz.

- Bergama'da bir ilköğretim okulunuz var sanıyorum.

EBSO tarafından yaptırılan Bergama Dereköy ve Cevizli Kiraz ilköğretim okullarındaki öğrencilerimiz için giysi gönderiyoruz, ikinci el bilgisayarları toplayıp yolluyoruz, kırtasiye malzemelerini karşılıyoruz. Bir de Bergama Dereköy okulunun ihtiyacı olan ek derslikleri yaptırmak üzere proje üretiyoruz. Tüm bunları gönüllü ve katılımcı bayanlar ve oluşturduğumuz komiteler aracılığıyla yapıyoruz. Dört komitemiz bulunuyor. Sosyal Komite, Kültür ve Sanat Komitesi, Gezi Kermes Komitesi, Okullara Yardım Komitesi. Bayanlarla birlikte yürüttüğümüz bir de Gardrop Projemiz var. Kullanmadığınız giysileri bir gardropta topluyoruz. Sonra düzenlediğimiz çay ve etkinliklerde öğrencilerimize gençlerimize bu gardrobu açıyoruz. İhtiyacı olanlar istediğini alabiliyor. Deniz Yıldızı diye söz ettiğiniz projeye gelince, böyle tanımladığımız bir projemiz yok ancak biz eğitim almasını istediğimiz her öğrencimize birer deniz yıldızı gözüyle bakıyoruz. Bizim hedeflerimiz deniz yıldızlarını kurtarmak. Biz öğrencilerimizin eğitim almasını istiyor, bunun için desteklerde bulunuyoruz.

- Engellilere duyarlı bir insan olarak tanıyoruz sizi. Engelli bireyler ya da aileleri için gerçekleştirmeyi planladığınız bir projeniz var mı?

EBSO Vakfı olarak bir proje taslağı hazırladık. Kentimizdeki birçok engelli ve ailesine katkı yaratacak projenin üzerinde çalışıyoruz.

Aileden destek görmemeleri kadınların en büyük eksiği

- Çalışan, üreten, istihdam yaratan bir kadın yönetici olarak gözlemlediğiniz kadarıyla kadınların en önemli gereksinimleri nedir sizce? Eğitimsizlik, parasızlık, aile ya da eş baskısı, güven vesaire... Çözüm üretmek için ne yapılması gerekiyor?

Kadınlarımız aileden destek görmüyor en büyük eksiklik bu. Toplumun, kadının yeri konusunda eğitilmesi gerekiyor. Bu uzun bir süreç ama bir yerden başlanması gerekiyor. Ülkemizde kadınların gereksinimleri öylesine çok ki. Yasalar önünde eşit olmak kadınların ülke olanaklarından ve sunulan hizmetlerden erkekler kadar yararlanabildiğinin göstergesi değildir. Öyle olsaydı kadın ve erkek arasındaki eğitim alanında bir eşitsizlik söz konusu olmazdı.Eğitim alanındaki eşitsizlik yani kadınların eğitim olanaklarından daha az yararlanıyor olması iş alanında da eşitsizliğe yol açmakta. Bir de buna aile ve koca baskısını eklediğimizde kadının ekonomik özgürlüğünün önünde önemli engeller görüyoruz. Ekonomik özgürlüğün kadının önce ailesinde sonra iş yaşamında kararlara katılabilme olanağının olduğunu düşünürsek, özgüvenin ve kişisel farkındalığın gelişmesine katkısı büyük olacaktır. Bu kadının sosyal yaşamdaki etkisinin artması demektir. Kısacası, eğitim olanaklarından yararlanması ve ekonomik özgürlük kadının yaşamsal gereksinmesidir.

Tarih: 5/12/2009
8184 kez okundu
   Yazdır Arkadaşına gönder
YAZARIN DİĞER KENT SÖYLEŞİLERİ
YAZARIN YAZILARI
İzmir Kent Haritası İzmir Nöbetçi Eczaneleri