Yazdır Arkadaşına gönder
Esin Yılmaz'ın ardından
Saadet Erciyas
Saadet Erciyas"Dost biriktirmiş" dedi Alsancak Hocazade Camisi'nin imamı. Paranın geçmediği bir dünyanın kapısında söylenecek en anlamlı sözlerden birisini söyledi.

1993 yılında tanışmıştık biz. Bizi yediğimiz bir "kazık" bir araya getirmişti. Yaşadığımız, benim için "kumdan kale" bir meslek büyüğümün en ihtiyaçlı anımdan yararlanıp attığı kazıktı. Onun içinse "kale" gibi sağlam bir dosttan görülen, şaşırtıcı bir davranış.

Tren Magazin Dergisi'nde yazıyorduk ikimizde. Tren, "kazıklı istasyonunda" durunca, ikimiz de inmiştik ...

O gün dertleşmiştik dostluklar üzerine... İzmir'de bunların niye yaşandığına dair sorular sormuştuk birbirimize. İğne oyalı bir örtünün serili olduğu, kuru çiçeklerle süslü, zarif bir tepside sunulan kahveyle başlayan, 40 yıllar sürmesini dilediğimiz bir dostluğun ilk anlarındaydık.

Düşünüyorum da, iğne oyalarına merakım belki de Kıbrıs Şehitleri Caddesi'ndeki apartman dairesindeki ilk buluşmamızda, oyalı kartvizitlerini gördüğümde başladı.

Kendi de oya gibi zarif bir kadın değil miydi zaten. Kızıl kıvırcık saçları, yüzünde her daim zarif bir tebessüm.

Kahvenin hatırıyla başlayan sohbetimiz, yaşam telaşı içinde uzun aralarla yaşanan tatlı rastlaşmalarla devam etti.

Bir süre Akşam gazetesinde köşe komşuluğu yaptık, "Bilgisayarla aram iyi değil. Yazılarımı bilgisayarda yazabilsem sizin sitenize de yazmak isterim" demişti bir bankada sıra beklerken karşılaştığımızda. Yüzündeki solgunluğu görünce, şaşırmış olmalıyım ki, "Ben kanserim. Tedavi görüyorum. Ama iyi gidiyor" demişti soğukkanlılıkla.

Alsancak Hocazade Camisi'nin kapısında gördüm onu en son.

Önünde mor kurdelelarla süslenmiş beyaz güller duruyordu. Güllerin dalında da kendi yazdığı kısa şiirleri. Dijital baskılı panoda elinde bastonu, kızıl saçlarıyla gülümsüyordu her gelene "Hoşgeldiniz son törenime" dercesine...

"Kimsesi yokmuş, yeğenleri gelmiş İstanbul'dan" dedi birisi yanımdan geçerken.

Hayatta kalan anne, babası, kardeşleri yoktu belki dün cenazesinde ama ömrü boyunca biriktirdiği dostları oradaydı.

Kan bağı olanlar ne ki, İzmir uğurlamaya gelmişti güzel kızını....

"Hiç evlenmedi ama gelinlik gibi" dediler tabutunun üzerindeki ipek üstüne tel kırmayla işlenmiş örtü için.

Yaşamı ipekler, iğne oyaları, yöresel işlemeler, el işleri, el dokumalarıyla geçen Esin Yılmaz'ın meslektaşları da yanındaydı.

İyilikleriyle dokunduğu, zarif çalışmalarıyla yaşamlarına güzellikler kattığı İzmirli kadınlar çoğunluktaydı.

Türkiye'nin el emeğine, kültürüne sahip çıkan yakın dostu "50 kuruşların üzerindeki gelin başlıklı kız" Sabiha Tansuğ da yanıbaşındaydı. "Oyalar, çiçekler öksüz kaldı" dedi. Tesadüfen geldiği İzmir'de, yakın dostunu son bir defa görebilmenin huzurunu yaşadığını anlatıyordu.

İlginçtir, cenaze töreninden çıkarken, vefat ettiğini duyduğumda yaşadığım hüzünün uçup gittiğini hissettim. İçimde bir mutluluk ve hafiflik hissi.

Acılarını, sıkıntılarını bırakıp, bir gelin gibi, dostlarının sevgisiyle uğurlandı yeni mekanına Esin Yılmaz.

Dilediği gibi, dostları morlar, yeşiller, mavilerle aydınlık renklerle katıldı cenaze törenine. İyi ve güzel sözler söylendi.

Yüzlerde ihmal edilmiş keşkelerle dolu zamanların ardından, son bir kez de olsa, dostunun yanında olmanın verdiği bir huzur.

Mutlu olduğunu hissettim, ardından söylenen güzel sözleri eminim o da duydu.

Nur içinde yat, Sokak Terzisi...

Çok sevdiğin Alsancak'ın o telaşlı karmaşasından uğurlandığın Güzelbahçe'nin kuş cıvıltılarıyla dolu yeni mekanında huzur içinde uyu sonsuzluğa dek sessizce...

Dileyelim ki, ardında bıraktığın kültür hazinesini senin de istediğin gibi gelecek nesillerle buluşturmak için, kentin yöneticileri de gayret göstersin.

Sokak Terzisi'nin, benim ve eşimin gülüme düşen şiirini sizlerle de paylaşmak isterim...

SESSİZ
Ses Almak
Sesi dinlemek
Sesi ulaştırtmak
Uzaklara

Sesle yaşamak
Sesle neşelenmek
Ve sonra
Sessiz kalmak...


MOR ÖLÜM
Gözlerimin ölümü
Mor çiçekli ağaçlardan olsun
Bedenim doysun
Mor salkımların kokusundan

Beynim ise sevgiden ölsün
Gökyüzünde yok olsun...

Esin

Tarih: 4/4/2011
9063 kez okundu
   Yazdır Arkadaşına gönder
YAZARIN DİĞER YAZILARI
YAZARIN KENT SÖYLEŞİLERİ
İzmir Kent Haritası İzmir Nöbetçi Eczaneleri