Yazdır Arkadaşına gönder
Dikkat, Anadolu kaplanı!
Reşat Yörük
Reşat Yörük"Anadolu kaplanı" lafını ilk duyduğumda, bana çok acayip gelmişti. Pars deseniz, hadi eyvallah! Ama bizim bildiğimiz kaplanlar ya Asya’da ya da Afrika’da yaşardı. Anadolu da Asya’daydı fakat öyle aslanla, kaplanla işimiz olmamıştı hiç.
Meğer yanılmışım.
"Anadolu kaplanı" denilen bir hayvan türü gerçekten yaşamış ve son olarak 1960'larda Hakkari’de görülmüş. Anadolu Parsı'nın ise Doğu Karadeniz'deki Kaçkar Dağları'nda yaşadığı fotoğrafla belgelenmiş. Türünün son örneği 1974'te görülmüş ve öldürülmüş.
Şimdilerde Anadolu’da gerçek kaplanlar, parslar yaşamıyor. Onların cesareti ve ataklığına atfen "Anadolu kaplanı" yakıştırması yapılan sanayici ve işadamlarımızın sayısı ise artıyor çok şükür.
Medyamız her gün bu insanların başarı öykülerine yer veriyor; Kayseri’den, Yozgat’tan, Van’dan...
Oysa Anadolu kaplanlarının başarısını görebilmek için o kadar uzağa gitmemize gerek yok! İşte size, İzmir’in hemen dibindeki Salihli örneği!
İzmir-Ankara, İstanbul-Antalya karayollarının kesiştiği bir noktada, yani stratejik bir konumda bulunan Salihli, bundan birkaç yıl öncesine kadar henüz gözleri açılmamış minik bir kaplan yavrusu gibiydi. Çabuk serpildi, güçlendi. Ve bugün Anadolu kaplanlarının tüm özelliklerini taşıyor. Yatırım ateşiyle "Marmara çırası" gibi yanıp tutuşan ve (bizce daha da önemlisi) ilçelerine müthiş derecede bağlı sanayici ve işadamları, bu başarıda kilit rol oynuyor. Bu yatırım fitilini ateşleyen isim ise Salihli Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Talat Zurnacı.
Dilerseniz önce, Salihli’deki potansiyeli bir anlatalım. Okuyunca anlayacaksınız, Salihli ekonomisinin artık sadece tuğla, kiremit ve üzümden ibaret olmadığını...

Gerçek bir Anadolu kaplanı
Dericilik sektöründe önemli bir yeri olan valeksin Türkiye’deki iki üreticisi de Salihli’de. Palamuttan yapılması nedeniyle buradaki doğal üretim, dış pazarlarda büyük ilgi görüyor. Yine Türkiye’nin 3 önemli yangın söndürme tüpü üreticisinden birisi Salihli’de. İlçede yosun, asma kökü ve her türlü orman ürününden dekoratif süs malzemeleri üreten ilginç bir fabrika var. Yüzde 100 ihracata çalışan bu tesisin ağırlıklı olarak çiçekçilikte bir dev olan Hollanda’ya satış yapması çok anlamlı. Alman sermayeli ünlü Zumdieck, dondurulmuş gıda ve konserve üretimi için Salihli’yi seçti. Yatırım tamamlanınca fabrikada 2 bin kişi istihdam edilecek. İlçede Ticaret ve Sanayi Odası’nın (STSO) öncülüğüyle bir "Üzüm Tanıtım Grubu" kuruluyor. Dünyada paranın basıldığı ilk yer olan Sart kentinin tanıtımı için uluslararası bir sempozyum hazırlıkları var. STSO, bir yandan da Salihli Bölgesi Kalkınma Ajansı’nın kuruluşu için çabalıyor. Organize Sanayi Bölgesi’ndeki hızlı büyüme parmak ısırtıyor. Burada da 2006 sonuna kadar 3-4 bin kişilik istihdam planlanıyor. İlçede bu yılın ilk 9 ayında açılan şirket sayısı, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 53 artmış. Aynı dönemde sermaye yapısında ise yüzde 80 artış meydana gelmiş. Kaplıca turizmine yönelik 4 yıldızlı otelleri ise (otelleri diyorum çünkü temelinde güçbirliği var) önümüzdeki yıl açılıyor.
Bu anlattıklarım, olsa olsa Salihli’deki patlamanın küçük kıvılcımları olur. Çünkü yaptığımız tesbitler, ilçedeki "güçbirliği" kavramının gerçek anlamda algılanıp uygulandığını gösteriyor. Bu işin lokomotifi ise Ticaret ve Sanayi Odası.
Salihli TSO Başkanı Talat Zurnacı; mütevazi kişiliği, çalışkanlığı ve "önce Salihli" prensibiyle ilçede geniş bir konsensüs sağlamayı başarmış. İş başına geldiği tarihte (yani geçen Nisan ayında) söylediği "Bankalardaki mevduatımızın zekatı bile Salihli’yi ayağa kaldırır. Atıl durumda olan bu servetin ekonomiye, sanayiye dönüşmesiyle bölge ekonomisini şahlandırabiliriz" sözleri, ilçedeki yatırımcılar için bayrak olmuş. Salihlili işadamları, işlerin "Çoban kulübesinde padişah rüyası görmekle" olmayacağını artık çok iyi biliyor.
Koşuyor, saldırıyor, parçalıyor.
Tıpkı gerçek bir "Anadolu kaplanı" gibi...

Tarih: 7/11/2005
5678 kez okundu
   Yazdır Arkadaşına gönder
YAZARIN DİĞER YAZILARI
İzmir Kent Haritası İzmir Nöbetçi Eczaneleri