Yazdır Arkadaşına gönder
Bornova: İzmir'in kültür durağı
Saadet Erciyas
Saadet ErciyasHalk arasında baharın müjdecisi olarak bilinen cemrelerin ilki havaya, ikincisi suya, üçüncüsü de toprağa düştü. Papatyalar açtı, ağaçlar çiçeğe döndü, güneş yüzünü her zamankinden daha fazla göstermeye başladı. Havaların güzelleşmesini fırsat bilen İzmir’in tarihine, kültürüne, sanatına meraklı İzmiriz Grubu üyeleri de yollara düştü.

Üyesi olduğumuz grubun ilk durağı İzmir’in kültürel mekanlar açısından en zengin ilçelerinden biri, Bornova’ydı. Geçtiğimiz hafta gerçekleştirdiğimiz gezide bir güne Arkas Deniz Tarihi Merkezi'ni, Ege Üniversitesi Kağıt ve Kitap Sanatları Müzesi'ni ve Ege Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Süleyman Ferit Eczacıbaşı Şifa Eczanesi’ni, Ege Üniversitesi Tabiat Tarihi Uygulama ve Araştırma Merkezi'ni sığdırabildik. Bornova’nın kültür durakları elbette bu mekanlarla sınırlı değil. Bornova Belediyesi’nin katkılarıyla yaşama geçen Yeşilova Höyüğü, Ege Üniversitesi içindeki biririnden ilginç müze ve koleksiyonlar ziyaretçileri bekliyor.

Müzeleri gezerken bizlere mekanları gezdiren çok değerli hocalarla yaptığımız ayaküstü söyleşilerde öğrendik ki, İzmirlilerin bir çoğu bu müzelerden habersiz. Hatta üzücü olan, Bornova’nın değerli belediye başkanlarının yanı sıra kentin büyük başkanları bile bu birbirinden nadide eserlerin sergilendiği, alanında tek olan kimi müzeleri görmeye gelmemiş henüz.

Hani bazen “İzmir’de gezilecek neresi var ya?” diye kenti eleştirenleri duyuyoruz ya, bilmeden konuşmamak lazım. İzmir’de gezilecek, görülecek, gösterilecek çok çok değerli, çok özel mekanlar var sevgili okurlar. Sadece Bornova bile günlerce gezebileceğiniz bir çok mekana ev sahipliği yapıyor. Size kısaca söz edeceğim yerlerin dışında Ege Üniversitesi içinde gezip görülebilecek çok sayıda müze, koleksiyon ve sürekli sergiler yer alıyor. Ayrıca arkeoloji meraklıları için Yeşilova Höyüğü ve Ziyaretçi Merkezi İzmir’in 8 bin 500 yıllık tarihine ışık tutuyor.

Ege Üniversitesi kampüs içinde botanik meraklılarına “Herbaryum Uygulama ve Araştırma Merkezi”, teknoloji meraklılarına “Bilgi ve İletişim Teknolojileri Uygulama ve Araştırma Merkezi Sürekli Sergisi”, eski eserlere merak duyanlara “Edebiyat Fakültesi Eski Eser Koleksiyonu”, tarımla ilgilenenlere “Ziraat Fakültesi 100. Yıl Tarım Makinaları Müzesi”, “Prof. Dr. Niyazi Lodos Böcek Müzesi”, gökyüzü meraklılarına “Gözlemevi Uygulama ve Araştırma Merkezi”, kent kültürüne merak duyanlara “Etnoğrafya Müzesi” şaşırtıcı bilgilerle donanacağınız keyifli saatler vaat ediyor. Hepsi de yanı başımızda...

Çoğu ücretsiz, bir kısmı da oldukça düşük bir bedelle gezilecek bu müzelerin en büyük eksiği engelliler için “engelli” olması. Arkas Deniz Tarihi Merkezi bunun dışında. Umarım bu müzelerin yapımını, sergilemedeki ayrıntıları düşünen yöneticiler, engelliler için de çözümler üretmeye çalışır.

Arkas Deniz Tarihi Merkezi

Denize tutkulu bir insanın 30 yılda tutkuya dönüşan bir merakla oluşmuş 400 gemiden oluşan bir koleksiyon. Deniz ve denize ilişkin her konuya büyük ilgi duyduğunu her fırsatta dile getiren ve taşın altına elini koymaktan kaçınmayan İzmirli işadamı Lucien Arkas tarafından oluşturulan Arkas Deniz Tarihi Merkezi, Bornova’da görülebilecek kuşkusuz en değerli kültür duraklarından biri.

M.Ö. 1000 yılından başlayarak, 20. Yüzyıl'a kadar olan süreci ziyaretçilere sunan merkezde gemi modelleri, resimler, denizle ilgili çok sayıda araç gereç yer alıyor. Büyük bir sabırla tek tek elde hazırlanan maketlerdeki zerafet, incelik ve üretimindeki sabır hayran bırakıyor insanı. Bir dönem Arkas ailesinin de yaşadığı üç kattan oluşan Levanten evinin ilk katında 20. Yüzyıl gemileri, ikinci katta 17. Yüzyıl'dan 20. Yüzyıl'a kadar süren dönemdeki gemiler ve muhteşem tablolar yer alıyor. Zemin katta ise gemi antika odası bulunuyor.

Çocukluğumuzdan beri adlarını duyarak büyüdüğümüz Nusret mayın gemisi,Yavuz ve Midilli zırhlıları, Mecidiye, Hamidiye kruvazörleri, Bandırma ve Gülcemal vapurlarına ait maketler ilgiyle izleniyor. Salı ve Perşembe günleri gezilebilen müzeyi ziyaret için 0.232. 342 10 11 nolu telefonla rezervasyon yaptıranlar, rehberlik hizmeti de alabiliyor.

Ege Üniversitesi Kağıt ve Kitap Sanatları Müzesi

Kağıda, kitaba aşık olanların, kağıt kokusundan zevk alanların gezmekten de büyük zevk alacağı bir müze Ege Üniversitesi Kağıt ve Kitap Sanatları Müzesi. Eski bir levanten konutu olan Ballian Köşkü’nün yenilenmesiyle oluşan müze kağıdın iki binyıllık serüveni ve kitaba dönüş süreci sergileniyor. Türkiye’de ilk olarak tasarlanan müzenin giriş katında kağıdın, üst katında ise kitabın öyküsü anlatılıyor. Yaklaşık 500’den fazla objenin yer aldığı müzede kağıtla ilgili akla gelebilecek her türlü teknik ve malzeme sergileniyor.

Ege Üniversitesi Kültür ve Sanat Danışma Kurulu Koordinatörü Nedim Sönmez’in büyük emekleriyle yaşama geçen Kağıt ve Kitap Sanatları Müzesi’nde, Sönmez’in birbirinden güzel eşsiz ebrularıyla birlikte dünyanın farklı ülkelerinden ebru sanatçılarının tabloları da sergileniyor.

Renkli ve süsleme kağıdın öyküsü, modern kağıt sanatı, matbaa, baskı teknikleri, tipografi, büyüteçle görülebilen minyatür kitaplar, exlibris çalışmaları, sanatçılara ait kitaplar ve kitap ustalarının yanı sıra bir meraklının bağışladığı origami koleksiyonu da keyifle gezilecek müzeden ayrıntılar.

Kağıt ve Kitap Sanatları Müzesi Pazar ve Pazartesi günleri dışında 09.00-17.00 saatleri arasında ziyarete açık. Müzenin telefonu: 0.232. 374 59 31

Süleyman Ferit Eczacıbaşı Şifa Eczanesi Müzesi

Ege Üniversitesi bünyesinde, kampüs içinde yer alan Süleyman Ferit Eczacıbaşı Şifa Eczanesi eski İzmirlilerin çok iyi bildiği bir sağlık mekanı. Başı ağrıyan, ruhuna hafakanlar basan, yüzündeki sivilceden muzdarip olan herkesin uğramadan edemediği önemli bir yer, bir zamanlar Kemeraltı’nda bulunan Şifa Eczanesi. Adı üstünde; “herkese şifa dağıtmayı” amaçlayan eczanenin sahibi Süleyman Ferit Bey, 1922 yılında İzmir’de hizmet veren dört Türk eczacısından biri.

O gün için açık olan 50 eczaneden dördünün sahibinin Türk olduğu bir dönemde, müslüman aileler için vazgeçilmez bir mekan Şifa Eczanesi. Hatta eczanenin içinde bir dönem, haftanın belirli günlerinde hekimler eczaneye gelir ve hastaları muayene edermiş. Eczanede hastaların kan, idrar, balgam gibi biyokimya tahlilleri bile yapılırmış.

1911 yılında Birinci Beyler Sokağı’ndaki bir binada bir imalathane de kuran eczacı Süleyman Ferit Bey, “Ferit Sulfato Hapları”, “Ferit Kuvvet Şurubu”, “Ferit Hafakan Ruhu”, “Ferit Kınakına Hülasası”, “Ferit Müshil Şekeri”, “Katran Ferit”, “Selameti Ferit, “Ferit Hint Yağı” preparatlarını da üretir. Eczacıbaşı’nın unutulmaz kolonyaları “Unutma Beni”, “Leylak”, “Dalya”, “Altın Damlası”, “Manolya”, “Yasemin”, “Yaz Yağmuru”, “Fujer”, “Limon çiçeği” ise hala annelerimizin anılarında yerini korur.

Eczacıbaşı Ailesi ile Ege Üniversitesi’nin yaptığı bir protokolle 2009 yılında Eczacılık Fakültesi’nde sergilenmeye başlayan müzede kapısından yerdeki karolara kadar her şey orjinal. Türkiye’nin olduğu kadar İzmir’in de eczacılık tarihine ışık tutan Şifa Eczanesi Müzesi’ni ziyaret için Eczacılık Fakültesi Dekanlığı Özel Kalem ile iletişime geçmeniz gerekiyor. Telefon: 0 (232) 388 22 41

Ege Üniversitesi Tabiat Tarihi Uygulama ve Araştırma Merkezi

Kahramanmaraş Gavur Gölü bataklığında bulunmuş, günümüzden 3 milyon yıl - 2000 yıl öncesi tarih aralığında yaşamış bir fil iskeleti, Ereğli’de bulunmuş 75 milyon yıl öncesine ait bir Cephalopoda (Kafadanbacaklılar) fosili, Amerika’da 65 milyon yıl önce yaşamış 5 metre yüksekliğinde, 12 metre uzunluğunda polyesterden yapılmış bir dinozor iskeleti, Selçuk’ta 1950 yılında avlanmış ve Türkiye’de nesli tükenmiş olan iki Anadolu panteri, Ceyhan Nehri Deltası’nda 1972 yılında karaya vurmuş olan 12 metre uzunluğunda, 2 metre yüksekliğinde Türkiye’nin ilk dişli balina iskeleti... Bu saydıklarım Ege Üniversitesi Tabiat Tarihi Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde sergilenen eserlerden sadece bir kaçı.

Ege Üniversitesi Fen Fakültesi içinde yer alan müze, tüm doğa tarihi ve doğa zenginliklerinin toplandığı, korunduğu ve belirli bir sistematik ve evrimsel düzen içerisinde sergilendiği bir alan. Zaman tünelindeymişçesine gerçekci bir ortamda eserlerin sergilendiği müze, 4,5 milyar yıl önce oluşmuş dünyanın geçirdiği evrimi anlamayı, öğrenmeyi ve sorgulamayı amaçlıyor. Müzeyi ziyaret etmek isteyenler, 0 (232) 388 26 01 numaralı telefon aracılığıyla bilgi vererek topluca ziyaret edebiliyor. Müze hafta içi her gün 09.00-11.30 ve 13.00-16.00 saatleri arasında gezilebiliyor.

Tarih: 18/3/2015
8872 kez okundu
   Yazdır Arkadaşına gönder
YAZARIN DİĞER YAZILARI
YAZARIN KENT SÖYLEŞİLERİ
İzmir Kent Haritası İzmir Nöbetçi Eczaneleri