Yazdır Arkadaşına gönder
Bahar her zaman mutluluk getirmiyor
Cangül Kuş
Cangül KuşSana Alaçatı Ot Festivali'nden, Urla Enginar Festivali'nden, yaklaşan İzmir Festivali'nden bahsedebileceğim, bahar gibi hafif, mutlu bir yazı yazmak isterdim sevgili okuyucu... Ama yapamayacağım. Çünkü başlığımdan da anlayacağın üzere, bahar her zaman mutluluk getirmiyor. Ya da en azından bana getirmiyor. Bu nedenle gayen mutlu şeylerden bahsetmekse, belki bu ay başka yazılar okuman daha iyi bir seçim olabilir.

Geçtiğimiz ay sevgili teyzemi kaybettim. Pamuk gibi yumuşacık, gülen yüzü hep güzel sözleriyle dile gelen, yaşlılığının nurla yüzünden okunduğu sevgili teyzemi geçtiğimiz ay kaybettik. Ailemin büyük kısmıyla birlikte onu da Ankara'daki Karşıyaka Mezarlığı'nda istirahatgahına uğurladık. Aklımda ise, o günün keşmekeşi, Karşıyaka Mezarlığı'nın camisinden defin alanına olan trafiği, ruhsuzluğu, kalabalığı, insanın acısını içinde daha da boğan bozuk düzeni kaldı. Halbuki son görevini yerine getirdiğin bugünlerde, insan en azından artık daimi ziyaretlerini yapacağı yerin bir parça gönül ferahlığı bağışlamasını bekliyor. Olmuyor. Olamıyor.

O günün sonrasında bunu çok düşündüm. Paris'in meşhur ünlüler mezarlığı Le Pere Lachaise'ini, Londra'nın Highgate Mezarlığı'nı anımsadım. Rehberli turlarla ziyaret edebileceğiniz turistik birer merkez aynı zamanda bu mezarlıklar. Karl Marx'ın, Charles Dickens'ın, Oscar Wilde'ın, Edith Piaf'ın kabristanları. Ziyaret ettiğinizde yeşilliğiyle, sükunetiyle, düzenli ve temiz haliyle sizde saygı uyandırıyor. Ve aslında bu saygının, orada ebedi uykusuna yatmış olanlar kadar arkalarında kalanlara, anılarında onlara özlem duyanlar kadar, yabancılara da gösterilen bir saygı olduğunu anlıyorsunuz. Gelişmiş kent olma, yaşayanları kadar kaybedilenlerine de saygı göstermekle anlamını kazanıyor.

İnancımızdan kaynaklı dünyeviliğin geçiciliğini, bedenden ziyade ahirete ve ruha kıymet vermemizi anlıyor ve çok saygı duyuyorum. Ama şehitliklerimiz hariç, kabristanlarımızın durumuna üzülmeden edemiyorum. Ziyaretlerimde, mezar taşlarının arasındaki olmayan patikalı yollardan, kimi zaman çamur içinde yürümek, onlar için dualarımı edip, biraz kendimle, anılarımla baş başa kalabileceğim yegane yer olan kabirlerinin başında ayakta dahi durmakta zorlanmak bana epey dokunuyor. Keşke İzmir'de farklı hissediyorum diyebilsem. Olmuyor. Olamıyor.

Başta da söylediğim gibi, bu ay maalesef güzel şeylerden bahis açamadım sevgili okuyucu, beni affet. Her zaman güzelliği ile ayrışan güzel İzmir'imin, kaybettiğimiz kıymetlilerimiz için de güzel istirahatgahlara sahip olmasını dilerim.

Acı bile, güzellikle sağalıyor.


Tarih: 7/5/2018
1083 kez okundu
   Yazdır Arkadaşına gönder
YAZARIN DİĞER YAZILARI
İzmir Kent Haritası İzmir Nöbetçi Eczaneleri