Yazdır Arkadaşına gönder
A'dan Z'ye Mısır ve Nil gezisinden notlar - 6
Hediye Selda Yılmaz
Hediye Selda YılmazA'dan Z'ye Mısır ve Nil gezisinden notlarımı paylaşmayı sürdürüyorum...

Edfu Tapınağı: Tapınağı anlatmadan önce size burası ile ilgili anımı anlatmak istiyorum: Edfu tapınağına gidebilmek için sabah erkenden gemimiz Edfu iskelesine yanaştı. Tapınak iskeleden 2 kilometre uzaklıkta şehrin içerisinde bulunuyordu. Tapınağa faytonla gidecektik. İskele kenarında hazır bekleyen faytonlara yerleştik. Rehberimiz "Gazanız mübarek olsun. Tapınak girişinde buluşuruz" diyerek bizi uğurladı. Savaşa mı, tapınak gezmeye mi gidiyorduk? Ben iyice şaşkına döndüm. Heyecan ve merakım iyice arttı.

Aynı anda birçok gemi, tapınak ziyareti için turist indirdiğinden ortalık ana- baba günü olmuştu. Fayton sürücüleri ne kadar çok sefer yaparsa o kadar para kazanacakları için atları çok hızlı sürdüler. Mısır'da trafik bir keşmekeş olduğundan tapınağa ulaşana kadar oldukça heyecanlı dakikalar yaşadık. Adeta bir fayton rallisinin içine düşmüştük. Rehberimizin "Gazanız mübarek olsun" derken ne demek istediğin fayton yolculuğu bitince anladık. Geri dönüş daha sakin gerçekleşti. Edfu şehrini, sakinlerini ve yaşamı gözlemleyebildik.

Edfu Tapınağı, Nil Nehri'nin batı kanadındaki Edfu şehrinde yer alır. Edfu, Aswan'ın 60 kilometre kuzeyinde yer alır. Tapınak, Ptolemaioslar döneminde M.Ö.237 yapılmaya başlanmıştır. Yapımı ara ara eklentiler yapılarak 180 yıl sürmüştür. Karnak Tapınağı'ndan sonraki en büyük ve günümüze kadar en iyi korunmuş antik tapınaktır.

Tapınakta geleneksel Mısır mimarisi yanında Yunan etkisi de gözlenir. Tapınak girişinde sağda bulunan Mimasi (İlahi Doğum Evi) bunun en güzel örneğidir. Ayrıca sütunlardaki çiçek bezemeleri Yunanlıların getirdiği bir yeniliktir. Bir başka özelliği tapınağın içinde bir şapelde bulunan Nilometredir. Nilometre Nil taşkınlarını ölçen bir düzenektir.

Tapınak, Yunanlıların çekilmesinden sonra kullanım dışı kalmış ve uzun yıllar kum altında kaldığından fazla zarar görmeden günümüze ulaşmıştır. Eski Mısır ve Yunan mimari ve bezeme sanatlarının en iyi sentezi bu tapınakta gözlenebilir.

Eğri Piramit: Eğri (Bent) piramit Sakkara bölgesinde bulunuyor. Şekli bozulduğu için bu ad verilmiştir. Bana duvarları yanlara doğru taşlar kayacakmış gibi bir izlenim verdi. Aksaray ilindeki Eğri Minare ve İtalya'daki Pizza Kulesi'ni anımsattı. Firavun Snefru (M.Ö.1680-1565) kendisi için yaptırtmıştır. Ancak yapımından kısa bir süre sonra formu bozulmuş. Mimarlar bu hatadan ders çıkarıp bundan sonraki piramitlerde daha özenli çalışmışlar.

Eğri Piramidin neden formunun bozulduğu ile ilgili bilim insanları araştırmalar yapmışlar. Birçok teori ortaya atılmış. İlki piramidi yapan yüklenicilerin yorgun olması ve hızla inşaatı bitirip kaçma isteği olabilir diye düşünülüyor. Başka bir teoriye göre yüklenicilerden birinin daha önce yaptığı bir piramidin çökmesi sonucu bu piramidin açılarını değiştirmesi olduğu iddia edilmektedir. Bilim insanları kesin bir sonuca ulaşamamışlar. Sonuçta hatalı bir iş yapıldığı kesin. Günümüzde Eğri Piramit'in yenileme ve koruma çalışmaları sürdürülüyor.

Eşek: Mısır'da çok fazla eşek olması ilgimi çekti. Eşekleri severim. Kırsal kesimde yaşayan Mısırlılar için eşek vazgeçilmez bir hayvan. Mısır'daki eşekler bilimsel adıyla "Beyaz Mısır Eşeği" olarak anılan ve rengi gri-beyaz olan türdendir. Bildiğimiz eşeklerden daha iricedir. Mısır kırsalında taşımacılık ve seyyar satışta yaygın olarak kullanılmaktadır. Gezi sırasında her yerde karşımıza çıktılar.

Kahire'nin batısında Baragil hayvan pazarında her gün hayvan pazarı kuruluyormuş. Cuma günleri de eşeklere ayrılmış. Cuma Mısır'da hafta sonu tatilinin ilk günü. Eşek pazarı en kalabalık pazarlardanmış. Pazarda sadece eşek satılmıyor, eşek koşumları, süs eşyaları da satılıyormuş. Pazarda ayrıca eşek kuaförleri hizmet veriyormuş.

Esna Kilidi: Mısır gezimizin Nil bölümünde dört günümüz gemide geçti. Luksor'dan Aswan'a giderken Esna Kilidi'nden (The Esna Lock) geçtik. Bu bildiğimiz kapı kilidi değil. Irmağın su düzeyini ayarlayarak ulaşımı olanaklı kılan bir düzenek. Gece geçtiğimiz için pek bir şey göremedik. Ancak işçilerin gürültülerinin ve motor seslerini duyduk.

Niçin Esna Kilidi var derseniz şöyle açıklayabilirim: Nil nehri aynı düzlemde akmıyor. Bu nedenle gemiler için seyir olanaksızlaşıyor. Gemiler bir kanala alınarak su basılıyor ve düzey ayarlaması yapılarak kanal açılıyor. Böylece gemi alçaktan yüksek seviyeye çıkıyor. Bu tür düzeneklerden biri de Esna'da bulunuyor. Kilidi suyla doldurmak ve boşaltmak dört otomatik kapıdan yapılıyor. Yaklaşık altı dakika süren kilidi doldurmayı ve boşaltmayı yöneten bir kontrol kulesi bulunur.

Esna şehri, Mısır'ın Nil nehrinin batı kıyısında, Luksor'un yaklaşık 53 kilometre güneyinde yer almaktadır. Esna Tapınağı ve Esna Kilidi en önemli yerleridir.

Ev: Eski Mısırlılar için evden çok mezar önem taşıyordu. Her Mısırlı orta yaşı geçince nasıl daha gösterişli mezar yaptırırım derdine düşerdi. Bu nedenle evler çok önemsenmezdi.

Eski Mısır'da evler gelir durumuna göre çeşitlilik gösteriyordu. Yoksul halkın evleri sazdan kulübeler ya da kerpiç barakalar şeklindeydi. İklimin uygunluğu nedeniyle ev dışında daha çok zaman geçirildiğinden evler önemsiz kalırdı.

Seçkin sınıf için villa diyebileceğimiz evler yapılırdı. Evler, açık bir avlu ve bir yan şapele yer bırakan dikdörtgen şeklinde bir çitle çevrili olarak inşa edilmişlerdi. Ana odaları boyalı alçılarla süslenirdi. Ev sahiplerinin kullanımına sunulan konforlar arasında banyolar ve taştan işlenmiş tuvalet oturakları vardı.

Firavun ise seçkin sınıftan daha da gösterişli saraylara sahiptiler.

Günümüzde de evlerdeki statü farkı sürüyor. Kahire'de mezarlıkları ev olarak kullanan 4 milyon nüfus, hemen çevresini saran gecekondu apartmanlar bulunuyor. Zenginlerin yaşadığı lüks siteler ulaşılmaz şatolar gibi görünüyor. Şehirlerin hemen dışına çıkınca havuzlu bağımsız villalar görülüyor. Köylüler ise basit tek veya iki katlı bahçeli evlerde yaşıyor.

Günümüzde de evden çok mezara önem verme geleneği sürmektedir.

Evlilik: Eski Mısır'da Firavun 'un bir ana eşi dışında zengin bir hareme sahip olması normaldi. Ana eşten olan çocuklar tahtın varisi olurdu. Ancak haremdeki kadınlar arasında iktidar ve varis kavgaları hiç eksik olmazdı.

Mısır kraliyet ailesinde kardeş evliliği yaygındı. Mutlak soyun devamı için bu gelenek yüzyıllar boyunca sürdürüldü. Ptolemaioslar da bu geleneği sürdürdüler. Yakın akraba evliliği nedeniyle engelli, genetik hastalıklı ya da ölü doğum-bebek ölümü sık görülüyordu.

Soylu ve seçkin sınıfta da çok eşlilik vardı.

Eski Mısır'da kızlar 12-13 yaşlarında, erkekler 20 yaşında evlendiriliyordu. Kardeş çocukları evliliği yaygındı. Mısır toplumunda evlilik yasal veya dini bir seremoni eşliğinde yapılmıyordu. Bir çift bir arada yaşıyor ve bir aile kuruyorsa evli olarak kabul ediliyor, evlenildiğine dair hiçbir nikah işlemi gerçekleşmiyordu. Bunun yerine kadın ve erkeğin ekonomik durumuna da bakılarak oldukça titiz hazırlanmış evlilik sözleşmesi imzalanıyordu. Sözleşmede, tarafların evliliğin anlamı hakkındaki niyetleri, erkeğin hem evlilik sırasında hem de boşandıktan sonra kadına, varsa çocuğuna karşı ekonomik yükümlülükleri yer alıyordu. Bir boşanma durumunda, boşanmaya sebep olduğu belirlenen kusurlu taraf ortak mülkiyet altındaki mallardan feragat ediyordu.

Chicago Üniversitesi'nin Şark Enstitüsü bölümünde yer alan 2480 yıllık olan bir papirüse göre boşanma durumunda kadın, erkekten geri kalan hayatı boyunca bir nevi nafaka diyebileceğimiz "1.2 adet gümüş ve elyaftan yapılma  36 adet çanta" talep ediyor. Bir sözleşmede de erkek, karısından boşanırsa tüm varlığı vereceğini vaat ediyor.

Günümüzde de amca çocukları evliliği Müslüman kesimde yaygın. Ancak kardeş evliliği yasadışı kabul ediliyor. Evlilik ve boşanmalarda ataerkil eğilimli yasalar geçerli.

El- Ezher Üniversitesi: M.S.975 yılından itibaren Kahire'de,  İslam ilimleri ve fen bilimleri üzerine eğitim veren en eski üniversitedir. Dünyada "Sünni İslam'ın en saygın üniversitesi" olarak ünlenmiştir. Arap edebiyatını ve İslam dinini öğrenmenin ana merkezidir. Fatımiler tarafından kuruldu. Bir "İslam üniversitesi" olması nedeniyle üniversitenin yöneticisi "Rektör" değil "Şeyh" olarak anılır. Yükseköğrenimin yanı sıra, El-Ezher yaklaşık iki milyon öğrencisi olan ulusal bir okul ağını da yönetmektedir. 1961'de eğitim programına ek olarak dini olmayan konular da eklenmiştir.

El-Ezher Camisi: Kahire'de aynı adlı üniversite ve meydanın da bulunduğu alanda yapılmış önemli camilerden biridir. Fatımi Halifesi Muiz Lidinillah tarafından M.S.970 yılında yapımı başlatıldı. Caminin isminin, Hz. Muhammed'in kızı Fatıma'nın lakabı olan ez-Zehra'dan geldiği düşünülmektedir. Kahire'de kurulmuş ilk camidir ve şehre "Bin minareli şehir" unvanının verilmesine sebep olmuştur. Cami, 20 bin kişiliktir. Minarelerin her biri birbirinden farklı yapılmıştır. Fatımi mimarisinin en güzel örneklerindendir.

El-Ezher Meydanı: Aynı adlı üniversite yerleşkesi ve caminin yanında oldukça küçük sayılabilecek meydandır. Bir yanı da Han El-Halil Çarşısı'na açılır. Alışveriş yapan halkın dinlendiği, sevgililerin buluştuğu, turistlerin otobüs beklediği meydan çok renkli öyküler de barındırıyor. Ben de tur otobüsümüz gelene kadar bir köşede dikilerek Mısırlıları gözlemleme fırsatı buldum.

Tarih: 2/6/2019
842 kez okundu
   Yazdır Arkadaşına gönder
YAZARIN DİĞER YAZILARI
İzmir Kent Haritası İzmir Nöbetçi Eczaneleri